-Ayşenur Asuman Uğur

Sağlık sektörünün dünyadaki en büyük pazar payını elinde tutan Medtronic firmasının Türkiye Genel Müdürü Esen Tümer hospitalmanager kadın liderler sayısı için özel açıklamalarda bulundu. Tümer, “Kadınlar erkeklere oranla net karlılığa ilave yüzde 5 daha fazla katkıda bulunuyor ve kendileri için yapmadığı pazarlığı çalıştığı kurumlar için yapıyor” diyor ve ekliyor: “Kadınlar başkalarının kendisine değer vermesini referans almamalıdırlar. O nedenle kendi değerini önce kendi vermeli. Böylece başkalarına kendini ispatlamak durumunda kalmayacaklardır.”

Norveç’te 3 bin yönetici ile yapılan ve sonuçları 2017’de açıklanan araştırma; kadınların yöneticilik pozisyonlarına erkeklerden daha uygun olduğunu ve daha üstün liderlik vasıflarına sahip olduklarını ortaya koydu. BI Norveç İşletme Okulu’nun yaptığı bu araştırmaya göre; kadınlar birçok alanda erkeklerden daha iyi liderler. Bu araştırma sonuçlarını destekleyici ve sağlık sektörünün en önemli kadın liderleri arasında gelen Medtronic Türkiye Genel Müdürü Esen Tümer’in yaşanmışlıklarını ve önerilerini aktaralım.

Esen Tümer yöneticiliğinde kadın olmanın belirgin bir avantaj ya da dezavantajını yaşayıp yaşamadığını anlatarak sözlerine başlıyor: “Sağlık alanı olsun olmasın bu durum pek de farketmiyor. Kadın yönetici olmanın sektörden bağımsız olarak zorlukları var. Genelde dışardan ön yargılar var. Acaba yapabilir mi? Bunlar dezavantaj olarak görülse bile kadın bunu avantaja çevirebilir.”

Peki bu nasıl avantaja çevirilebilir? Esen Tümer şöyle anlatıyor: “Erkeklerde evet hayır butonu var. Kadınlarda ise 1001 tane buton var. Kadınların erkeklerden de bağımsız olarak ruhsal ve duygusal zekası daha kuvvetli. Bu da kadının karşılaşmış olduğu engeller ve ön yargılar karşısında her türlü değişikliği rahatlıkla avantajlı hale getirebilmesine yardımcı oluyor. Bunun farkına varmak gerek. Daha önce Hollanda’da mühendis ve erkek ağırlıklı olan bir firmada çalışıyordum. Bu ön yargılara takılsaydım şu anki ben olmazdım. Tersine zoru seven bir kadınım, bunlar beni kamçılıyor ve tetikliyor. Yapamazsın denildiği noktada yapabildiğini göstermek beni teşvik ve motive ediyor. Kadınlar ‘yapamazsın’ gibi dış sesleri içselleştirmemeli. Kadınların yetenekleri ve inançlarına odaklandıkları zaman bence yapamayacakları bir şey kesinlikle yok.”

Kadınlar kendileri için değil kurum için çalışıyorlar

Kadın liderlerin, yöneticilerin çalıştığı şirketin karlılık oranlarını etkilediğini vurgulayan Esen Tümer, “Kadınlar şirket karlılığına yüzde 5’ten fazla katkı sağlıyor. Kadınlar kendileri için yapmadıklarını, pazarlık vb. çalıştığı kurumlar için yapıyor. Aslında kadınlar kendi değerinin farkına vardığı anda dünya daha farklı olacak. Başkalarının kendisine değer vermesini referans almamalılar. O nedenle kendi değerini önce kendi vermeli bir kadın. Böylece başkalarına kendini ispatlamak durumunda kalmayacak.”

Kıyaslamayı başkaları ile değil kendimle yaptım

Medtronic Türkiye Genel Müdürü Esen Tümer, kariyerini oluştururken nelere önem verdiğini ise şu satırlarla anlatıyor: “Sağlık sektörüne saha satış sorumlusu olarak başladım. Satış sorumlusu, bölge müdürü, ülke müdürü oldum, bölge başkanlığı yaptım. Değişlik sıfatlar çıktı karşıma. Her şeyden önce işimi severek yaptım. Kendi yeteneklerime göre de doğru bir iş seçtiğimi düşünüyorum. Yaptığım işten keyif de aldım dersler de aldım. Kıyaslamayı da başkaları ile değil de hep kendimle yaptım.”

Mesleği ile ilgili en çok hoşuna giden noktadan da bahseden Esen Tümer “Global vizyonumuzda da hastalığı iyileştirmek var. Ama içerisinde hizmet sektörü, hasta, teknoloji, eğitim vb. gibi birçok bileşen var. Her gün değişik bir ortam var. Hepsinin ötesinde insana hizmet etmek var. Bu da beni mutlu ediyor.”

Zorlukları nasıl güzel hale çevirebileceğini kurgulamalı

Kadın yapabileceğine inanırsa başarılı olabilir diyerek sözlerine devam eden Esen Tümer, “Kadın dünyadaki zorlukları engel olarak kabul ediyorsa o zaman engel çıkıyor. Halbuki önce bu zorlukları nasıl güzel hale çevirilebileceğini önce zihinde kurgulaması, buna inanması ve icraata geçirmesi gerekiyor. İnsan mum gibi; önce kendi yanıyor, dibini aydınlatıyor, sonra başkalarına ışık olabiliyor.”

Farklı birçok milletten yöneticilerle çalıştığını da söyleyen Tümer kadınların iş hayatında ise olaylara şu açıdan bakmalarını öneriyor: “İyi olmayan yöneticilerimden neyi yapmamam gerektiğini, iyi olanlardan ise neyi yapmam gerektiğini öğrendim. İyi olmayan yöneticileri eleştirmek yerine bu iyi olmayan yönetici bana neyi gösteriyor? Neyi öğretiyor. Bu neyin yansıması diye bakılmalı. Kadınlar kendisi olmalı. Birisine benzemeye çalışmaya ve de erkek olmaya çalışmamalı. Kadınlıktan vazgeçerek erkekleşerek değil, erkekleşmeden kendi özellik ve sıfatlarına bağlı kalarak yöneticilik yapmalı. Herkesin nasıl biribirinden farklı parmak izi varsa, herkesin ve her kadının da kendine özgü liderlik özellikleri var. Kendi olmanın keyfi ile iş yürütülebilmeli bir kadın.”

Kadın daha holistik bakabiliyor

Esen Tümer sağlığın daha kompleks bir alan olduğuna da dikkat çekiyor ve kadınlar açısından değerlendiriyor: “Kadın, teknoloji, eğitim, hizmet, satış, pazarlama, bilanço yönetimi, ekipler, dış müşteri, hastane ve hasta gibi unsurları barındıran bu kompleks yapıda değişik olan parçaları birleştirdiği zaman büyük resmi daha net görebiliyor. Yani daha holistik bakabiliyor.”

Kadın yüzde 7 daha az para kazanıyor

Kadının iş hayatında talepkar olmadığının da altını çizen Esen Tümer, “Kadın bir pozisyon için 5 özellik varsa ve kendinde bunlardan 3 tanesi varsa o pozisyona başvurmuyor Erkek ise 1’i varsa bile başvurabiliyor. Kadın tam olmaya çalışıyor, onay almaya çalışıyor. Kadının kendisini ispatlamak zorunda olmadığını kavraması gerekir. Dünya genelinde bunun da sonuçlarına göre kadın yüzde 7 daha az para kazanıyor” açıklamalarında bulunuyor.

İş yoğunluğunda ailesine ve diğer sevdiklerine ayırdığı zamanı nasıl planlıyor Esen Tümer. Şu satırlarda paylaşarak sözlerini tamamlıyor: “2 çocuğum var. Anne, kız kardeş, evlat, arkadaş vb. birçok sıfatımız var. Birçok STK’da da aktif olarak çalışmama rağmen kendime yetebiliyorum. Zamanımı doğru bir şekilde ayarlamaya çalışıyorum. Eğer hayattan zevk almaz ve sosyal hayatta kendimi yenilemezsem yaratıcı olamam, bir tarafım hep eksik kalır. Aktif meditasyon yapıyorum. Spor yapıyorum. Ailemle tatillerde güzel zaman geçirebiliyorum. Deniz kenarında ve bahçeli bir evde oturuyorum. Toprağa ayaklarımı basabiliyorum. Şikayetçi olup hayatı ıskalamaktansa hayattan keyif almaya çalışıyorum.”