Sağlık turizmi; Medikal Turizm, Dental Turizm, Spa ve Termal Turizm, Wellness Turizm, Gastronomi ve Sağlık Beslenme Turizmi, Spor Turizmi, Engelsiz Turizmi, İleri Aktif Yaşam Turizmi olmak üzere 8 segmentten oluşuyor. Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Derneği Kurucu Başkanı ve Global Sağlık Turizm Konseyi Kurucu ve Onursal Başkanı Emin Çakmak: “Amman deklarasyonu ile birlikte sağlık turizm gelirlerimizi ve sayılarımızı bu segmentler dahilinde hesaplamamız ve pazarlama tanıtım çalışmalarını da bu segmentlere göre şekillendirmek gerekiyor. Bu nedenle bizler 8 segment içinde güçlü olduğumuz 5 segmenti ele alarak kısa, orta ve uzun vade pazarlama ve tanıtma çalışmalarımızı buna göre yapıyoruz” diyor.

Kısaca bize THTC Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Derneği hakkında bilgi verebilir misiniz?

THTC Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi 2005 yılında 32 kurucu üye ile tüm sağlık turizm paydaşlarının katılımı ile kuruldu, 5 yılda üye sayımız 375 ulaştı ve bugün geldiğimiz noktada 91 ülkede 165 temsilcilik ofisi olan bir yapıya ulaştık. Agresif bir pazarlama ve tanıtım programı yaptık, kısa, orta ve uzun vade planlarımızı yapıp uygulamaya başladık.

Bugüne kadar 13 yılda 500’ü aşkın, yurtdışında ve yurtiçinde pazarlama ve tanıtım etkinlikleri gerçekleştirmişiz, özellikle Ekonomi Bakanlığı’nın 2012/4 sağlık turizm teşviklerinin hayata geçmesiyle birlikte bizler de yurtdışı tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimize hız verdik.

Sağlık turizminin geldiği son durumu nedir?

10 yıllık yoğun bir çalışma sonucu ülkemizin dünya sıralamasında sayısal bakımdan 5. ve gelir bakımından ise 3. sıraya yerleşmesini sağladık. Bu başarıyı elbette bir ekip çalışması sonucu başarabildik, gerek konseyimizde gönüllülük esasına dayalı çalışan ve destek veren YK ve İcra kurulumuz ile konsey üyelerimizin birlikte hareket etmesi, devletimizin gücünü arkamızda hissetmemiz ve milli hava yolumuz THY’nin 300’den fazla destinasyona direk uçuyor olmasıyla bu başarılara ulaşılmıştır. 2017 yılını 756 bin hasta ve 7.2 milyar dolar ile kapadık, 2018 yılını ise 800 bin hasta 8 milyar dolar gelir ile kapatmayı hedefliyoruz.

Devlet teşviklerinde bir değişiklik oldu mu?

Devlet teşviklerinde 2012/4 teşviklerimiz 2015’de revize edilerek 2015/8 olarak yeniden yürürlüğe girdi, ancak son dönemlerde sık sık uygulama ve esaslarında bazı kısıtlamalar ve değişiklikler yapıldı, bu da bizlerin yurtdışı pazarlama hızımızı kesti. Örneğin, yabancı alım ve ticari heyetlerde ön onay başvuru süresi 30 günden 60 güne çıkarıldı ve bu tür faaliyetlerde yapılan ikramlar kaldırıldı ve kısıtlandı, ayrıca sektörel ticaret heyetlerinde en az 5 kurum şartı varken en az 8 kuruma yükseltilmesi de sektörel ticaret heyeti organizasyonlarımızı sekteye uğratmıştır. Burada yapılan hata şudur, ilk başta sağlık turizm teşvikleri çıkartılırken özel sektörü toplayıp bakanlığımız bizlerle istişare içerisinde çalışma yapıldı ve teşvikler çıkartıldı, ancak son dönemlerde yapılan değişikliklerden yapıldıktan sonra haberimiz oluyor ve bu da sektörün gelişimini olumsuz etkiliyor.

Benim Ekonomi Bakanlığımız bürokratlarından istirhamım bizlerle yani özel sektörle ne kadar yakın istişare içerisinde olup bu tür revizeleri bizlerden de görüş alarak yaparlarsa çok daha verimli ve başarılı oluruz. Milletçe ve sektörce. Sonuç itibariyle hepimiz ülkemizin milli menfaatleri için çalışıyoruz ve ülke milli menfaatimize olacak her türlü çalışmayı ilgili birimle birlikte yapmamızda yarar var, yani biz yaptık oldu dememek lazım ve böyle yapmamak lazım.

Ekonomi Bakanlığımız dünyada eşi benzeri olmayan, özel sektörü motive eden ve sektörün gelişimini sağlayan teşvikler sağlıyor. Elbette bundan dolayı devlet büyüklerimize ve Ekonomi Bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum.

7 Temmuz’da uygulamaya geçen Sağlık Bakanlığı yeni sağlık turizm yönetmeliğini nasıl buldunuz?

Aslında uzun zamandır bizlerin de istediği, sağlık turizminin bir yönetmeliği olmasını, sektörü kontrol edecek düzenleyecek ve denetleyecek standartların belli olmasını bizler de çok arzu ettik, ancak bu noktada yine Sağlık Bakanlığı bürokratlarımız özel sektöre sormadan ve istişare etmeden yönetmeliği hazırladılar ve çıkarttılar. Yürürlüğe giren yönetmelik maalesef sektörün arzu ettiği nitelikleri taşımıyor, sektörün önünü açması gerekirken bilakis önüne setler çekiyor. Yönetmelik yayınlanır yayınlanmaz özel sektör, STK temsilcileri ile bir araya geldik ve Sağlık Turizm Platformu’nu “STP”nin 7 dernek üye ile kuruluşunu yapıp hemen 7 dernek başkanın imzası ile yönetmelik ile ilgili tüm maddeleri üzerinde görüşlerimizi ve yapılması gereken revizeleri Sağlık Bakanlığına ilettik, ancak halen taleplerimiz değerlendirilip bir düzenleme yapılmadı. 7 Temmuz’dan itibaren bu yönetmeliğe uygun olmayan kurumlar sağlık turizmi yapamayacak demektir, bu durumda legal olan çalışmaları illegal lige itmiş oluyoruz, bizlerin arzusu sağlık turizm uygulamalarını merdiven altından kurtarmak iken şimdi bu durumla yeniden merdiven altına inmeye zorluyoruz. Umarım bir an evvel özel sektörün sesine kulak verip yeniden bir çalışma yapılarak sektörün gelişimini sağlayacak ve standartlarını belirleyecek bir yönetmeliğe kavuşturmayı temenni ediyorum.

Örneğin, sağlık turizm aracı kurumlarının TÜRSAB üyesi olması şartı var. TÜRSAB üyesi olduğunuzda tam gün doktor istihdam etme, 7/24 çağrı merkezi kurma ve en az 65 puan almış yabancı dil bilen personeller istihdam etme zorunlulukları bu işin gelişimine engel olacak. TÜRSAB üyeleri bu kriterleri yerine getiremeyecekleri için de sağlık turizm aracı kurumları yurtdışına giderek oradan hastalarını direk hastanelere refere etme yollarını arayacaklar. Bu da ülkemizde vergi kaybına neden olurken, sağlık turizmi pazarlama bacağını oluşturacak sağlık turizm acentalarının gelişimini engelleyecektir.

Sağlık hizmeti sunan paydaşların sağlık turizminde rolü ne olmalı?

Özel sektör paydaşlarımız toplu hareketle, daha güçlü pazarlama ve tanıtım organizasyonlarına katılmak yerine son dönemlerde bireysel pazarlamaya ağırlık veriyorlar. Bu nedenle daha fazla bütçe harcanarak daha az gelir elde ediliyor. Halbuki devletimizin sağladığı teşvikler ile birlikte hareket ederek ve daha büyük organizasyonlar yaparak daha etkili pazarlama yapılması ülkemizin tanınması ve markalaşmasında daha etkili olacaktır. Ayrıca bütçeler de bu şekilde daha verimli kullanılacaktır. Büyük zincir hastanelerimiz birbirleriyle bir yarış içerisindeler ve her biri ayrı ayrı yurtdışı birim açma yoluna giderek hem işgücü hem de bütçe israfına neden oluyor. Gelişmiş ülkelere baktığımızda Almanya, G. Kore, Tayland, Singapur ve Malezya yurtdışı birimlerini bizler gibi konseyler aracılığı ile tek bir ofisten ve birimden idare ederek genel pazarlama yapıyorlar. Bakıldığında Almanya bu çalışmalar sonucu sayısal bakımdan 2. sırada ve Tayland ise 3. sırada. Hastanelerin gelen hasta memnuniyeti ve iç operasyonlarını güçlendirmeleri yerine, ayrıca pazarlama ekipleri kurup ülke ülke dolaşmaları kısa vadede sonuç verse de aslında uzun vadede kaybettirecektir. Bu nedenle özel ve devlet hastanelerimizin pazarlaması tek elden yurtdışında yapılmalı ve birlik beraberlik sağlanarak uzun vadede daha verimli çalışmaların başlatılması gerekiyor.

Sağlık turizmdeki hedeflerin tutturulması için devlet ve özel sektör ne yapmalı?

Devlet işin destekleme ve denetleme tarafında olmalı ve ilgili yönetmelikleri ve teşvikleri özel sektör ile birlikte istişare ederek yeniden düzenlemeli. Daha az bütçelerle, daha etkili tanıtım ve pazarlama yapılmasının da önünü açması gerekiyor. Özel sektör de ilgili bakanlıklarla daha yakın işbirliği içerisinde olmalı ve üyesi olduğu STK’lara destek vererek güçlenmelerini sağlaması gerekiyor. Bireysel hareketlerden, pazarlama anlayışından; birlikte hareket etme ve pazarlama yoluna geçmemiz gerekiyor. Dışişleri bakanlığımıza ve içişleri bakanlığımıza önemli görevler düşüyor, örneğin Hindistan 165 ülke vatandaşına tedavi “sağlık vizesini” e-vize olarak veriyor, bizler ise sadece Libya ve Irak vatandaşları için S1 e-vize uygulaması yapıyoruz. Şayet ülke ve sektör olarak 2023 yılında 2 milyon sağlık turisti ve 20 milyar dolar elde etmek istiyorsak bizler de Hindistan gibi S1 sağlık vizesini 165 ülkede uygulanır hale getirmeliyiz. Bunları yaptığımız takdirde de hedeflerimize ulaşmak için hiçbir engelimiz kalmayacaktır.

24 Mart’ta kurulan “Hizmet İhracatçılar Birliği”sektör için ne anlam ifade ediyor?

Ülke olarak en önemli gücümüz hizmet ihracatı. Devletimizin koymuş olduğu 2023 hedefi ile de 500 milyar dolar ihracatımızın 150 milyar dolarının hizmet ihracatından elde edilmesi hedefleniyor. Bunun için hizmet ihracatçıları birliğinin kurulması aslında geç kalınmış bir durum ancak gecikmeli olsa da kurulmuş olması memnuniyet verici. Bu birliğin 17 Mayıs’ta genel kurulu yapıldı ve seçimleri gerçekleştirildi, ancak yönetim kuruluna sağlık turizmini temsilen kimse giremedi ve seyahat acentalarını temsil eden kimse alınmadı. Aslında sağlık turizmi hizmet ihracatında en hızlı büyüme gösteren sektör olmasına rağmen hizmet ihracatçılar birliği yönetim kurulunda temsil yeri verilmemiş olması önemli bir kayıp. Bu nedenle gelecek 4 yıllık süreçte hizmet ihracatçıları birliğinden çok fazla umudum yok. Bu tür birliklerde görev yapacak temsilcilerin kartvizit için değil gerçek anlamda katkıda bulunmak için bu tür görevlere talip olmaları gerekirken maalesef hizmet ihracatçılar birliğimizin yönetim kurulu teşkili tam da bunun aksine çok üst düzey holdinglerin başkanlarından, zaten kendi işleri nedeni ile çok yoğun ve ulaşılması zor insanlardan oluşuyor. Çok şey ifade edebilecekken ve çok faydalı olabilecekken şimdi tam tersine bizim sektörümüz adına bir kayıp haline gelmiştir.

Sağlık turizminde mevcut pazarlarımız nereler? Yeni hedef pazarlarımız nereler olmalı?

Bizler faaliyetimize başladığımızda önce ilk 5 yılımızda Körfez ve Ortadoğu pazarına yoğunlaştık. Sonraki 5 yıl için orta vade planlarımızda Avrupa ve BDT ülkeleri vardı 2. dönem olan 5-10 yılımızda bu bölgelere yoğunlaştık ve 3. dönemimiz olan 10 -15. yılımızda ise hedefimiz Afrika ve Uzakdoğu olarak yoğunlaşmak. Afrika ve Uzakdoğuda büyük pazar olmasına rağmen Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı’mızın uyguladığı vize recmi nedeni ile çok zorlanıyoruz. Örneğin, bir Afrikalı hastam 2 ay bekliyor T.C. vizesini almak için. Ama aynı hasta Hindistan’dan 24 saatte e-vize alıyor. Yahut Tayland’a vizesiz gidiyor veya Schengen ülkelerinden 3 günde Schengen vizesi alabiliyor. Bizim temsilciliklerimizden ise 3 – 60 günde ancak alabiliyorlar. Bizlerin gelecekte en önemli ve en büyük pazarları Afrika ve Uzakdoğu olacak. Bu nedenle S1 e-vize uygulamasını tüm dünya ülkelerinde uygular hale getiremezsek yeni hedef pazarlarda büyümemiz ve pay almamız imkansız gibi bir durum. Ümit ediyorum ki ilgili bakanlıklarımız koordinasyon içerisinde bu meseleye eğilip bir çözüme kavuştursunlar.

GHTC Global Sağlık Turizm Konseyi’nin Amman Deklerasyonu doğrultusunda sağlık turizminin 8 segmentinde gelişmeler ve hedefler nedir?

GHTC 2013’de Monaco Montecarlo’da 38 ülkenin katılımı ile THTC’nin yani Türkiye’nin çağrısı ile toplandı. Türkiye, GHTC Global Sağlık Turizm Konseyi’nin 12 kurucu üye ülkelerinden birisi ve GHTC’nin merkez ofisi bizim girişimlerimiz sonucu İstanbul’da. Türkiye birinci dönem başkanlığını yaptı ve ben kurucu ve 1. dönem başkanı olarak görev yaptıktan sonra onursal başkan olarak halen desteğimizi devem ettiriyorum. 2. dönem başkanlığına ise Ürdün seçilirken, 3. dönem başkanlığına da Dubai seçildi. Son olarak ise 7 Nisan’da Antalya’da HESTOUREX vesilesi ile 4. genel kuruluna ev sahipliği yaptık. Ayrıca bu dönemde Azerbaycan 4. dönem başkanlığına KKTC, Almanya, Hindistan, Hırvatistan, Gürcistan ise başkan yardımcılığına seçildiler.

2017’de düzenlenen GHTF Global Healthcare Travel Forum’da Amman deklarasyonuna tüm üye 57 ülke imza atarak sağlık turizminin 8 segmentten ibaret olduğu kabul edilmiştir.

1. Medikal Turizm
2. Dental Turizm
3. Spa ve Termal Turizm
4. Wellness Turizm
5. Gastronomi ve Sağlık Beslenme Turizmi
6. Spor Turizmi
7. Engelsiz Turizm
8. İleri Aktif Yaşam Turizmi

Artık bu segmentlerin hepsi sağlık turizm şemsiyesi altında yer alıyor. Amman deklarasyonu ile birlikte sağlık turizm gelirlerimizi ve sayılarımızı bu segmentler dahilinde hesaplamamız ve pazarlama tanıtım çalışmalarını da bu segmentlere göre şekillendirmek gerekiyor. Bu nedenle bizler 8 segment içinde güçlü olduğumuz 5 segmenti ele alarak kısa, orta ve uzun vade pazarlama ve tanıtma çalışmalarımızı ise buna göre yapıyoruz.

Ülke olarak güçlü olduğumuz Medikal Turizm, Spa ve Termal Turizm, Engelsiz Turizm, İleri Aktif Yaşam Turizmi ve Spor Turizmi segmentlerine yoğunlaşmış durumdayız ve bunların gelişimine ve tanıtılmasına yönelik planlarımızı yapıyoruz.

Devlet – özel sektör yatırımı olan şehir hastanelerinin sağlık turizmindeki yeri nasıl konumlandırılmalı?

Şehir hastanelerimiz hızla sağlık turizmine entegre edilmeli. Özel sektör hastanelerimizin uyguladıkları fiyatlardan dolayı kabul edilemeyen ve Uzakdoğuya kaptırdığımız büyük bir potansiyelin de bu nedenle geri kazanılma şansı olacaktır. Özel sektör hastanelerimiz SÜDx7-9 ile fiyatlandırma yaparken şehir hastanelerimiz SÜDx3-4 oranında fiyat politikası izlerse orta ve düşük gelirli BDT, Afrika ve Uzakdoğulu hastaları ülkemize çekebiliriz. PPP hastane yatırımcılarına devletimizin vermiş olduğu hasta garantileri hususunda da önemli bir katkı yapmış oluruz. Biz konsey olarak şehir hastanelerimizin bir an evvel sağlık turizm portalımız olan www.map2heal.com’a dahil olarak gelen hasta taleplerine teklif vermelerini ve hasta almaların arzuluyoruz. Bu hususu birkaç kere Sağlık Bakanlığı’mıza iletmiş olsak da henüz bir ilerleme kaydedemedik. Umarım kısa sürede portalımıza entegre olarak şehir hastanelerimizi uluslararası hastalarımızın beğenisine sunarız.

Pazarlama ve tanıtımdaki yeni atılımlarınız ve çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Son iki yıldır Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun fikir babalığını yaptığı; HESTOUREX Dünya Sağlık, Spor ve Alternatif Turizm Kongresi ve Fuarı’nı başlattık. Geçen yıl Nisan ayında Dışişleri Bakanımızın himayelerinde 150 ülkeden 4 bin 30 alım heyetini Antalya’da ağırladık. Bu yıl da Cumhurbaşkanımız himayelerinde 2. HESTOUREX fuarımızı yine Dışişleri Bakanımız destekleri ile Nisan ayında 165 ülkeden 5 bin alım heyeti ve 500 basın mensubu ile gerçekleştirdik. 5 – 8 Nisan 2019’da 3. HESTOUREX fuarımızı 190 ülke 6 bin alım heyeti 600 basın mensubu ile gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Son 5 yıldır belirttiğim üzere termal turizminin gelişimi için tanıtımına ağırlık veriyoruz ve Haziran 2012’de Afyon’da 1.Uluslararası Termal ve Sağlık Turizm Zirvesi’ni 30 ülke 140 alım heyeti ile gerçekleştirdik. Geçen sene Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekçi himayelerinde Denizli’de Eylül 2017’de 50 ülkeden 250 alım heyeti ve 250 yerel seyahat acentamızı ağırlayarak 2.Uluslararsı Termal ve Sağlık Turizmi Zirvesi’ni gerçekleştirdik. Bu yıl ise Eylül 2018’de Sivas’ta 56 ülke den 450 alım heyeti ile 3. Uluslararası Termal ve Sağlık Turizmi Zirvesi’ni gerçekleştireceğiz.

Ekonomi Bakanlığımız teşvikleri ile her yıl dijital reklam ve tanıtımlar yapıyoruz. Hedef ülkelerimizde, son olarak geçen yıl kasım-aralıkta, Moldova – Gürcistan – Azerbaycan – Özbekistan – Kırgızistan – Tacikistan ve Kazakistan’da 7 BDT ülkelerinde web portallara ve sosyal medya ağlarında reklam kampanyamızı yaptık, bu yıl ise Afrika ülkelerinde benzer bir çalışma planlıyoruz.

13 yıldır Turizm Bakanlığımız ile sürdürdüğümüz turizm fuarları milli katılımlarında 15 il büyük fuarında THTC konsey olarak katılım sağlayarak ülkemizin bir sağlık turizm destinasyonu olduğunu anlatmaya ve tanıtmaya çalışıyoruz. Turizm Bakanlığımıza vermiş oldukları bu desteklerden dolayı sektörümüz adına teşekkür ediyorum.

Biraz da istatistiklerden ve dünya rakamlarından bahsedebilir misiniz?

Dünyadaki sağlık turizm sayıları, rakamları ve yıllara göre gelişimi, yakın orta ve uzun gelecekte beklediğimiz gelişmeleri;

• 2005 15.000.000 96 milyar USD
• 2006 17.000.000 127 milyar USD
• 2007 21.000.000 165 milyar USD
• 2008 26.000.000 240 milyar USD
• 2009 28.000.000 350 milyar USD
• 2010 45.000.000 400 milyar USD
• 2012 50.000.000 448 milyar USD
• 2014 55.000.000 467 milyar USD
• 2016 59.000.000 575 milyar USD
• 2017 65.000.000 610 milyar USD
• 2025 75.000.000 750 milyar USD
• 2050 100.000.000 1 trilyon USD

Ülkemizde sağlık turizm sayıları ve gelişmeleri ve hedeflerimiz;

• 2005 126.000
• 2006 152.000
• 2007 204.000
• 2008 269.000
• 2009 350.000
• 2010 487.000 2.4 milyar USD
• 2011 586.000 3.5 milyar USD
• 2012 617.000 4.2 milyar USD
• 2013 656.000 4.6 milyar USD
• 2014 727.000 5.5 milyar USD
• 2015 746.000 5.2 milyar USD
• 2016 749.000 5.8 milyar USD
• 2017 765.000 7.2 milyar USD
• 2018 800.000 8.0 milyar USD
• 2023 2.000.000 20 milyar USD
• 2030 2.500.000 25 milyar USD
• 2050 5.000.000 50 milyar USD

Sayısal bakımdan dünya sıralaması;

1. ABD
2. Almanya
3. Tayland
4. Hindistan
5. Türkiye

Gelir bakımından dünya sıralaması;

1. ABD
2. Almanya
3. Türkiye
4. Tayland
5. Hindistan

Son olarak söylemek veya eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Bu bilgileri sizlerin aracılığı ile sektörle paylaşmamıza vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum. Başta Ekonomi Bakanlığı olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve global markamız ve gururumuz milli hava yolumuz Türk Hava Yolları’na sağlık turizm sektörünün gelişimi için vermiş oldukları desteklerinden dolayı sektörüm ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum.