AYŞENUR ASUMAN UĞUR – Genel Yayın Yönetmeni – www.asumanugur.com

Günümüzde sağlık merkezlerinin başarısı; sadece tıbbı hizmetlerlerin iyi olması ve yüksek hasta memnuniyetiyle değil, sağlık turizmi alanında yaptığı çalışmalarla da ölçülüyor. Son 10 yılda sağlık turizmi alanında Türkiye’nin dünya sıralamasında sayısal bakımdan 5 ve gelir bakımından ise 3. sıraya yerleştiği bildiriliyor.

Sağlık turizminde kişi başı gelir tatilcilere göre 12 kat daha fazla ve bu sektör toplam turizmden daha hızlı büyüyor. Her yıl yurt dışından 500 bin kişiden fazla sağlık turisti Türkiye’ye tedavi amacıyla gelirken, son açıklanan rakamlara göre; 2017 yılında bu rakam 700 bine ulaşmış durumda. Ekonomi Bakanlığı’nın dünyada eşi benzeri olmayan, özel sektörü motive eden ve sağlık sektörün gelişimi için teşvikler sağladığı bu dönemde, bu 700 bin hasta ise başta medikal ve dental olmak üzere, termal turizm, wellness turizmi, sağlık için spor turizmi, sağlıklı beslenme turizmi, engelsiz turizm, ileri yaş turizmi olmak üzere toplam 8 segmenti kapsayan bir hizmet yelpazesinde Türkiye’ye geliyor. Bu tabloya göre; en güçlü olduğumuz segmentlere ağırlık verilmesi gerekirken, bir yandan da güçlü olmadığımız ama termal turizm gibi potansiyeli yüksek ve geliştirilmesi gereken alanların da güçlendirilmesi gerekiyor.

Türkiye, coğrafi konumu ile Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan, birçok ülkeden uçakla kısa sürede ulaşılabilecek bir konumda olması, maliyet avantajı, verdiği hızlı ve kaliteli hizmet ve başka yerlerde çözüm bulunamamış vakalar için aldığı başvurularla da yurt dışından gelecek hastalar için oldukça önemli bir lokasyon ve bir cazibe merkezi. Ayrıca başarılı hekimleriyle ve kullandığı yüksek teknoloji ve uluslararası standartlardaki yeni hastane yatırımlarıyla da tıbbi gelişmelerde öncü konumunda bir ülke.

En çok obezite cerrahisi, estetik cerrahi, organ nakilleri, onkoloji, göz, ortopedi ve tüp bebek alanlarında hasta gelen Türkiye’ye en çok başvuru Balkan ülkeleri başta olmak üzere birçok Ortadoğu ülkesi ve CIS ülkelerinden geliyor. Ayrıca Avrupa’dan özellikle estetik ve diş tedavisi için gelen hasta sayımız da hatırı sayılır bir düzeyde ve ülkelerinde zayıf ya da çok pahalı olan tıbbi branşlardan başvurular da fazla oluyor.

******

Tek elden pazarlama

20 Milyar Dolar ve 2 Milyon yabancı hastanın gelmesinin hedeflendiği 2023 yılına yaklaşırken her alanda olduğu gibi sağlık turizmi alanında da ulusal güç birliğinin zamanı geldi. Bu yönde sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik çalışan birçok organizasyon, sağlık turizminde ayrı ayrı değil birlikte hareket etmenin avantajlarına dikkat çekiyor. Özel ve devlet hastanelerinin pazarlamasının yurt dışında tek elden yapılması, bireysel hareket ve pazarlama anlayışından birlikte hareket etme yoluna geçilmesinin önemi de vurgulanırken; bu durumun da işgücü ve bütçe israfına engel olacağı da kesin.

******

Yeni yönetmelik

7 Temmuz’da uygulamaya geçen yeni sağlık turizmi yönetmeliği de bu dönemde sektörün gündeminde yer alıyor. Yürürlüğe giren yönetmeliğin maalesef sektörün arzu ettiği niteliği taşımadığı ve sektörün önünü açması gerekirken bilakis sektörün önüne setler çektiği yönünde açıklamalar yapılırken, en büyük tepkilerden biri de yönetmelikteki bazı maddelerden dolayı legal olan çalışmaların illegale doğru kayabilme tehlikesi. Merdiven altında birçok uygulama yapılabilmesine meydan vermesi.

Bu sayımızda 8 segmenti ile, kalkınmaya etkisi, 2023 hedefleri ve diğer yönleriyle sağlık turizmi dosyasını açtık. İlgi ve beğeninize sunuyoruz. Katkıda bulunan sektörün kıymetli temsilcilerine de teşekkür ediyoruz.

******

Yeni Sağlık Bakanı ve sağlık turizmi

Yeni Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca’nın sahibi olduğu hastane grubu Türkiye’nin yurt dışından hasta getiren hastaneleri arasında yer alıyor. Bu tecrübe ve yeni bir vizyonla da Türkiye’nin sağlık turizminde önde gelen medikal ve dental alanların yanında, termal turizm, wellness, spor turizmi, sağlıklı beslenme, engelsiz ve ileri yaş turizmi alanlarıyla 8 segmentten oluşan bu alanı, özel sektör ve kamu ile birlikte 2023 hedefleri doğrultusunda ileri taşıyacağına, 20 Milyar dolar ve 2 Milyon yabancı hasta hedeflerine ulaştıracağına inanıyoruz.

Dr. Fahrettin Koca’nın Sağlık Bakanı seçildikten sonra yaptığı ilk açıklamaları da vurguladığı önemle birlikte satırlarımıza taşıyalım:
“Sağlıkta Dönüşüm Reformu’nu daha ileri noktalara taşımayı, sosyal devlet olma bilinciyle halkımızın sağlık hizmetlerine en kolay ve verimli şekilde ulaşmasını sağlamayı, hasta memnuniyetini öncelemeyi bir insan hakları konusu olarak gördüğümü, tüm çalışmalarımızı bu vizyonla yürütme çabası içinde olacağımı ifade etmek isterim. Bu yolda elde ettiğimiz ve edeceğimiz başarıların başta doktorlar olmak üzere her kademedeki sağlık çalışanımızın gayreti, azmi ve fedakarlığı üzerine kurulu olduğuna inanıyorum. Onların gayretleri kadar memnuniyeti de bizim gücümüzü oluşturacaktır. Yeni dönemin vatanımıza ve milletimize hayırlar getirmesini dilerim. Allah mahcup etmesin.” hospitalmanager ailesi olarak kendisine ve ekibine hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz. Ülkemiz için de hayırlı olsun.

******

Sirenler sağlık çalışanları için çalıyor!

“Sağlık turizmi” sayımız yayına hazırlanırken sağlıkta şiddet olayları haberlerini de peş peşe aldık. Her seferinde artarak devam etmemesini dilediğimiz halde şu anda bu olayları pek engelleyebildiğimiz söylenemez. Bu haberlerle farkındalık ve hassasiyet artsa da, kamuoyu oluşturulsa da gündemde tutulsa da acilen nedenlerinin ortadan kaldırılıp çözüm üretilmesi, tedbir alınması gerekiyor. Bu kez ambulans sirenleri adeta “sağlık çalışanları” için çalıyor. “Koruyucu sağlık”, “koruyucu hekimlik” diyoruz ya işte “sağlık çalışanlarını koruma” politikalarının da bir an evvel hayata geçirilmesi ve sürdürülebilir hale getirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin batısında ve doğusunda; kuzeyinde ve güneyinde onların güvenilir ortamlarda çalışmalarını sağlamak herkesin görevi. Onların motivasyonu düşük olursa, mesleklerini korku içinde yaparlarsa ve tüm vatandaşlar için sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülmesi konusunda daha çok çalışma yapılmazsa; gerek teknoloji, gerek insan gücü ve gerekse sağlık merkezlerine yapılan diğer tüm yatırımlar pek de karşılığını bulamayacaktır.

İnsan yaşatılacak ki, devlet yaşatılabilsin…

******

SON OLARAK…

Yeni yıl dileklerimi de yılın ilk yarısını tamamladıktan sonra tekrar yinelemek istiyorum.

“İşinizi sevin veya sevdiğiniz işi yapın. Zamanın değerini bilin. Durmadan, tükenmeden çalışmaya ve öğrenmeye devam edin. Okuyun. Bir dili iyi öğrenin ve sosyal olun. Hayal edin. İşinizi yaparken meraklı olun. Duymayı ve dinlemeyi bilin. Anlaşılmaktan çok, anlamaya odaklanın. Çok sesli ve biz diyebilenlerden olun. Güven verin, dedikodu yapmayın. Gülümseyin, selam verin. Ön yargılı olmayın. İşbirliğine açık olun. Umudunuzu yitirmeyin. Tarz sahibi ve orijinal olmaya gayret edin. İlişkilerde açık, dürüst ve etik olun. İtibar kaybetmektense görev, mevki ve para kaybetmeyi göze alın. Açık fikirli ve hoşgörülü olun. Teknoloji kadar insan kaynağına da yatırım yapın. Yönetimde rol alın ama rol çalmayın. İletişim becerilerinizi artırın. Hastaları asla ilgisiz bırakmayın. Toplumda iyilik hali kurmaya yardımcı olun. Kamu özel ayırımı yapmadan kamu yararını düşünün. Müzakere ve uzlaşı ustası olun. İyi bir aile kurun. Akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerini iyi tutun. Sadık ve güvenilir olun. Yardımda bulunun. Bir ya da birden çok sivil toplum kuruluşunda gönüllü çalışmalar yapın. Para odaklı değil, başkalarına hizmet odaklı yaşayın. Mis kokun, güven kokun. Verdiğiniz sözleri tutun. Saygılı olun. Her şeyi zerafetle yapmaya çalışın. Merhametli, şefkatli ve vefalı olun. Güçlüye köle olmayın, mazlumu köle yapmayın. Sır tutun. Aşık olun, cesur olun. Sevmekten korkmayın. Karşılık beklemeden sevebilenlerden olun. Bir hobi edinin. İnsanların zaaflarını kullanmayın. Görgü kurallarını bilin. Çocuklara ve yaşlılara umut olun. Sevgiyi ve acıyı paylaşmak için elinizden geleni yapın. Hayvanları sevin, onlarla da paylaşın. Hediyeleşin. Cimri de olmayın, israf da etmeyin. Temiz olun. Su için, az yiyin. Daha çok yürüyün. Hayat amacınızı bir daha gözden geçirin ve sabırlı olun.”

Ve bir sonraki sayımıza dek tam iyilik halinde kalın. Saygılarımla…