Türk Diyabet Cemiyeti ile Türk Diyabet ve Obezite Vakfı’nın ortak girişiyle kurulan Dr. Nazif Bağrıaçık Kadıköy Hastanesi, döneminin kendi alanında ilk hastanesi olma özelliğini taşıyor. 1990 yılından bu yana İstanbul- Harbiye’de diyabetli hastalara hizmet veren Diyabet Hastanesi, 2015 yılı Haziran ayından bu yana İstanbul Kadıköy’deki yeni yerinde hizmet veriyor.

Nitelikli hekimlik uygulamaları, modern tıp teknolojisi ve bakım hizmetlerini bilgi, beceri, uzmanlık ve şefkat duygusuyla sunmaya kendini adayan NB Diyabet Hastanesi 2015 yılından bu yana İstanbul Kadıköy’de hizmet veriyor. Nazif Bağrıaçık Kadıköy Hastanesi Direktörü Eser Şahin Foto, İstanbul Harbiye’de bulunan ve 1990 yılında Türk Diyabet ve Obezite Vakfı ile Türk Diyabet Cemiyeti iş birliğinde bağışlarla hayata geçirilen Diyabet Hastanesi’nin kendi alanında ilk hastanesi olma özelliğini taşıdığını belirterek sözlerine başlıyor.

“Modern hastane mimarisiyle, hastaların hastane atmosferinden uzaklaşarak, kendilerini evlerinde gibi hissedecekleri bir ortamı birleştirerek hizmet sunmaya gayret ediyoruz. Uluslararası kalite standartlarındaki ve hasta güvenliği unsurlarıyla birleştirme amacıyla acil ve planlı cerrahi girişimleri açık ve laparoskopik yöntemlerle yapabilecek donanıma sahip ameliyathanelerle 1. Düzey Genel Yoğun Bakım Ünitesi ve tecrübeli anestezi ekibinin de desteğinde 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz.”

Eser Şahin Foto, değişen zaman ve şartlar içerisinde hizmet kalitesindeki çıtayı daha yükseğe çıkartarak daha geniş bir kitleye hitap edebilmek amacıyla yeni bir hastanenin hayata geçirilmesi gerekliliğinin hissedildiğini de söylüyor.

Her yıl 2,1 milyon kayıp

Hastane Direktörü Eser Şahin Foto, “1955 yılından bugüne Türk Diyabet Cemiyeti ve Türk Diyabet ve Obezite Vakfı’nın hizmet bayrağını taşıyan, Türkiye’de diyabet ve obezite tedavisinde modern tıbbın yerleşmesi için büyük çaba harcayan Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık isminin hastaneye verildiğini” söylüyor ve devam ediyor: “Bu nedenle hastanemiz, kuruluşundan bu yana ‘Türkiye’nin Diyabette Uzman, Kadıköy’ün Genel Branşlarda Hizmet Sunan Hastanesi’ sloganını benimsiyor.”

NB Kadıköy Hastanesi Hastane Direktörü Eser Şahin Foto, NB İstanbul Hastanesi’nin diyabet hastalığına yaklaşımını ise şöyle anlatıyor: “14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında yayınlanan yeni tahminlere göre, diyabet hastalığı ile mücadele halinde olan hasta sayısı, 2015 rakamlarına oranla 10 milyon artarak 425 milyona ulaşmış durumda. Erken teşhis edilmemesi ve iyi yönetilmemesi durumunda diyabetin; göz, kalp ve damar sistemi, sinir sistemi, böbrekler, ayaklar gibi organ kayıpları ve hayati risk oluşturabilecek komplikasyonlara neden olduğunu biliyoruz. Dünyada her yıl 2.1 milyon kişi diyabet ve diyabete bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor ve büyük bir kısmı da uzuvlarını kaybettiği için engelli olarak yaşamlarına devam etmek zorunda kalıyor. Tüm bu bilgiler bize, diyabet ve komplikasyonlarına, bugüne kadar var olan multidisipliner yaklaşımdan çok daha hassas ve özellikli bir yaklaşım gerektirdiğini işaret ediyor. NB Kadıköy Hastanesi birden fazla branş hekiminin hastayı muayene edip, tedavi planı oluşturduğu bakış açısının ötesinde diyabetin yarattığı hem sosyal hem fiziksel sorunlara bütüncül yaklaşacak bir hastane yapısının ihtiyacını görüyor. Tüm branşlarını 360 derece diyabetin etrafında konumlandırarak oluşturuyor.”

Sosyal ve fiziksel yakınmalar için özel tedavi bölümleri bulunuyor

Hastanede Endokrinoloji ve Diyabet Bölümü ile İç Hastalıkları Bölümleri koordinasyonunda diyabet tanısı almış ya da henüz diyabete giden yolda olan yüksek risk grubundaki hastaların tedavilerinin planlandığını söyleyen Eser Şahin Foto, “Koruyucu hekimlik uygulamaları ile bilgilendirme çalışmaları yapılıyor” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ayrıca, hastalar komplikasyonlar açısından nöroloji, göz, üroloji, diyabetik ayak ve yara bakım birimi, kalp ve damar hastalıkları, obezite cerrahisi, gastroenteroloji, beslenme ve diyet bölümlerinin düzenli takip ve kontrolünden geçiriliyor. Öte yandan, diğer sağlık kurumlarından farklı olarak diyabet hastalarında sıklıkla görülen sosyal ve fiziksel yakınmaların tedavileri için de özel birimler oluşturduk. Bunların başında ‘Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Birimi, Uyku Bozuklukları Birimi, Diyabet Eğitim Hemşireliği, Diyabetik Ayak ve Yara Bakım Birimi’ geliyor. Diyabet teşhisi koyulan hastaların, aile bireyleriyle birlikte tedavi sürecine uyum sağlamaları ve hastalıkla başa çıkma yeteneğini kazanabilmeleri için uzman psikolog terapi ve danışma seansları ile hizmet veriyor. Hastanenin bir başka önemli farkı da diyabete özel eğitim alarak yetişmiş diyabet hemşirelerin olması. Diyabet eğitim hemşirelerimizden bir tanesi bizzat Tip 1 diyabetli olup, kendisi insülin pompası kullanılıyor. Ayrıca, başta sürekli şeker ölçüm sistemleri olmak üzere ileri diyabet teknolojileri konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip. Türk Diyabet Cemiyeti ve Türk Diyabet ve Obezite Vakfı’nın kurucusu olduğu bir hastane olmamız nedeniyle de sağlık taramaları ve farkındalık seminerlerimizde cemiyetimizin eğitim hemşireleri ve diyetisyenlerinden sık sık destek alıyoruz.”

Diyabetik ayak ve yara bakım ünitesi

NB Diyabet Hastanesi’nde Türkiye’de çok az sağlık kurumunda rastlanan Diyabetik Ayak ve Yara Bakım Birimi bünyesinde, ozon tedavisi, girişimsel radyoloji, ultrasonik tedavi, kök hücre uygulamaları gibi önemli tedavi yöntemleri sunuluyor. Diyabetik ayak nedeniyle, başka kurumlarda ampütasyon tanısı almış birçok hastamızın uzuvları kesilmekten kurtarılarak, normal hayatlarına geri dönüş sağlandığı başarı hikayeleri de mevcut. Hastanede iki podolog bulunuyor ve yara bakım bölümünde özellikle diyabetli hastalarda artmış olan ayak yarası oluşma riskini azaltmak için çalışıyorlar. Ayrıca, kapsamlı bir değerlendirme ile gelişebilecek sorunları önceden saptamak, ayaktaki şekil bozukluklarını gidermek ya da bunlar nedeniyle oluşacak yara İhtimalini en az da indirmek için müdahalelerde bulunuyorlar. Tırnaklardaki düzensizleşmeler, bozulmalar, batmalara gelişmiş cihazlar ile anında müdahale ediliyor. Bu bölümde hassas yürüme testleri yapılmakta ayağın yüksek basınca maruz kalan hassas noktaları belirleniyor ve kişiye uygun ayakkabı kalıpları çıkarılarak bu sayede yara açılması engellenebiliyor.

Türkiye’de bir ilk:”Diyabet Teknolojileri Noktası”

Diyabet Teknolojileri Noktası’nın Türkiye’de ilk defa NB Kadıköy Diyabet Hastanesi’nde kurulduğunu vurgulayan Eser Şahin Foto hizmetlerini anlatmaya devam ediyor: “Dünyada FDA onayı alarak kullanımı yaygınlaşmaya başlayan, sürekli ölçüm cihazları (CGM), yeni nesil insülin pompaları, teknolojisi geliştirilen insülin kalemleri, hipoglisemi ataklarını önceden haber veren insülin bantları vb. teknolojilerin hastalarımıza tanıtılması, kullanımının yaygınlaştırılması konusunda hizmet veriyoruz. Türkiye’nin her yerinden diyabet tanısı almış genç ve yetişkin hastaların hastanemize ilgisinin birinci nedeni 360 derece diyabeti kuşatan hizmet ağıyla tanı ve tedavi hizmeti sunan başka bir sağlık kurumu olmaması. Diğer bir önemli neden ise, tüm özel sağlık sigortaları ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hizmet sunuyor olmamız.”

Diyabetin yaygınlaşmasını önlemek ve toplumda farkındalığın arttırılması için neler yaptıklarını anlatan Eser Şahin Foto, “Diyabet cemiyeti ile ortak yürütülen projelerin dışında NB Kadıköy Hastanesi’ne özgü çalışmalar da var” diyor ve çalışmalardan şöyle bahsediyor:

İlk olarak; tedavide başarıya ulaşabilmek için her diyabetlinin diyabet hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. Bu amaçla hastane bünyesinde diyabet eğitimleri, alana özel olarak yetişmiş diyabet eğitim hemşireleri tarafından veriliyor. Yüksek sayıda çalışanı olan kurumlarda çalışanlar, okullarda gençler ve veliler farkındalık seminerleriyle diyabet ve obezite hastalığı konusunda aydınlatılıyor.

İkinci olarak; diyabetin risk faktörleri arasında, fiziksel aktivitenin azlığı ve obezite önemli yer tutuyor. Fiziksel aktivitenin azlığı diyabet gelişiminde rol oynadığı gibi diyabetli biretlerde kan şekeri regülasyonunu da olumsuz yönde etkileniyor. Bu nedenle tüm diyabetliler ve hatta diyabet riski taşıyan bireyler yaşları, fizik kapasiteleri ve eşlik eden sağlık sorunları da göz önünde bulundurularak düzenli egzersiz programları uyguluyor. Cemiyet, bu konuda IDF’in temaları çerçevesinde çeşitli etkinlikler ve tarama programları düzenleyerek hastalıktan korunma konusundaki farkındalığı arttırmayı hedefliyor.

Üçüncü olarak; Diyabet tanısı alan her bireye yaşına, kilosuna, fiziksel aktivitesine uygun bir beslenme programı uygulanması gerekiyor. Her diyabetliye konusunda uzman bir diyetisyen tarafından diyabetik diyet etraflıca anlatılıyor ve mümkün olduğunca hastanın beslenme alışkınlığında yakın bir program düzenleniyor.

Son olarak; Tip 1 diyabet tedavisinde diyet ve egzersiz tek başına asla yeterli olmuyor. Bu kimselerde tanı konulur konulmaz insülin tedavisine başlanılıyor. Bu hastalarda insülin kalem tedavisi uygulanabileceği gibi daha etkin olduğu kanıtlanmış olan, daha büyük kolaylıklar ve imkanlar sağlayan insülin pompası da tercih edilebiliyor. Tip 2 diyabet tedavisinde egzersiz ve diyet tedavisine rağmen kan şekeri hala yüksek seyrediyorsa şeker düşürücü hapların ya da insülinin kullanılması gerekebiliyor. Farklı etkileri ve kullanım şekilleri bulunan çeşitli şeker düşürücü ilaçlardan uygun olanı diyabetliyi takip eden doktor tarafından seçilerek tedaviye ekleniyor. İlaç tedavisinde diyabetlinin dikkat etmesi gereken konular arasında gelen ilaçların zamanında ve doktorun uygun gördüğü dozda kullanılması konusuna özen gösteriliyor. İster tip 1, ister tip 2 olsun, insülin tedavisine geçilecek olan hastalarda insülinin nasıl uygulanacağı nasıl korunacağını, saklanacağı, uygulamasında dikkat edilecek olan hususların mutlaka diyabet eğitim hemşiresi tarafından detaylı şekilde anlatılması gerekiyor. Özellikle insülin uygulaması teorik olmaktan çıkarılıp hastanın nasıl uyguladığının takip edilmesi gerekiyor. Diyabet eğitim hemşiresi tarafından hastanın bir defa görülmesi çok kez yetersiz oluyor. Yıllardır insülin uygulayan hastalarda bile zamanla bazı hatalar alışkanlık halini alıyor. Belirli aralarla diyabet eğitim hemşiresine hastaları yeniden yönlendirmek önem arz ediyor. Bu sayede hem hastanın yeniden bilinç kazanması hem de uygulama hatalarını önlenmesi uzun dönem diyabetik sorunların önlenmesinde oldukça faydalı oluyor.”