Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Uzm. Saliha Koç Aslan hospitalmanager’a Kadın Liderler sayısı için açıklamalarda bulundu. Aslan, “Çalışma hayatında cinsiyet farkı olmadan çalıştığını” belirtti ve ekledi: “Çalışma hayatında cinsiyetten daha önemli olan ortaya konulan değer ve diğerlerine göre hizmetlerinizde göstermiş olduğunuz farklılıklar olduğunu hepimiz biliriz. Erkek ve kadın doğası gereği birbirinden farklı iken iş hayatında ortak çalışmak bir renktir. Doğa erkeği güç, iktidar, koruma, kollama ve büyümeye efor harcamaya yönlendirirken biz kadınları da yaratıcılık, estetik, duyarlılık, merhamet ve şefkat duygularıyla toparlayıcılık konularına yönlendirmektedir.”

Kadınların tarihin uzun bir dönemi boyunca bakım ve tedavi konusunda gerek anne, kız kardeş, eş, akraba ve komşu olarak gerekse; ebe, hekim olarak hatırı sayılır roller vardı.

19. yüzyılın ortalarından itibaren özellikle savaşların da etkisiyle kitlesel hasta ve yaralı bakımı ihtiyacı ortaya çıktığında kadınlar yine sahnedeydi. Dünya savaşlarında hemşireler kıtalar halinde görev aldı ve Birinci Dünya Savaşı’nda 36 bin kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda ise 68 bin kadın, hemşire olarak savaşın yaralarını sarmaya çalıştı.

Kadınların başrolde olduğu mesleklerin belki de en başında hemşirelik geliyor. Her ne kadar “sağlık memuru” olarak erkekler de bu mesleği tercih etseler de kadınların egemenliği sayı artmadığı sürece devam edecek gibi duruyor. Türkiye’nin önde gelen sağlık kuruluşu Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Uzm. Saliha Koç Aslan, “Çalışma hayatında cinsiyet farkı olmadan çalıştım” diyerek sözlerine başlıyor ve kadınların farkını şöyle ortaya koyuyor: “Çalışma hayatında cinsiyetten daha önemli olan ortaya konulan değer ve diğerlerine göre hizmetlerinizde göstermiş olduğunuz farklılıklar olduğunu hepimiz biliriz. Erkek ve kadın doğası gereği birbirinden farklı iken iş hayatında ortak çalışmak bir renktir. Doğa erkeği güç, iktidar, koruma, kollama ve büyümeye efor harcamaya yönlendirirken biz kadınları da yaratıcılık, estetik, duyarlılık, merhamet ve şefkat duygularıyla toparlayıcılık konularına yönlendirmektedir. Üst düzey yönetici olduğunuzda siz de aslında gücün içinde kendinizi buluyorsunuz o zaman bunu öğrenmeniz gerekiyor. Doğanızda olmayan bir şeyi de öğreniyorsunuz.”

Bireysel ve kurumsal çıkarların karıştırıldığı ortamlar zorladı

Saliha Koç Aslan meslekte en zorlandığı süreçleri ve bundan kazandığı avantajı ise şu satırlarla anlatıyor: “Benim en çok zorlandığım bireysel çıkarlar ile kurumsal çıkarların karıştırıldığı ortamlardı. Ama yaptığım işin liderliğini ya da üst düzey yöneticiliğini yaparken hemşirelik bir uzmanlık olduğu için kanıtlı çalışabilme şansım doğruyu bulma konusunda bana rehber oldu.”

“İşime başlarken kariyer planı yapmadım ama sevdiğim işi yapıyorum” sözlerine vurgu yapan Saliha Koç Aslan, “Bu benim şansım. Çok az insan günümüzde sevdiği işi yapıyor. Severek ve isteyerek yaptığımız zaman da bizim elimizde olmadan önümüzdeki kapılar açılıyor” diyor.

Sevdiğiniz işi yaparsanız yorulmazsınız

Saliha Koç Aslan, meslekte en çok hoşuna giden tarafları ve önerilerini ise şöyle ifade ediyor: “İnsan ilişkileri, iletişim ve de her gün yeni bir şeyler öğrenmek hoşuma gidiyor. Plan yapmıyorum sadece her gün bana verilen işin en iyisini yapıp ertesi güne geçiyorum. En iyisini yapmak beni canlı tutuyor. Yeni çalışma arkadaşlarıma önerim çalışma hayatı çok zor ama sevdiğiniz işi yaparsanız yorulmazsınız.”

Yoğun çalışma temposu içinde çoğu yönetici gibi kendine yeterince zaman ayıramadığını ifade eden Saliha Koç Aslan, “Yoğun tempoda planlı çalışmayı öğrendiğiniz için size kalan zamanı da size doyum verecek şekilde değerlendirmek istiyorsunuz. Herkese vakit ayırmak mı? Yok öyle bir şey… Bildiğiniz her şeyde, hem aile uyumunda hem de iş yerinde bir harmoniye uymak ve bu dağınık yaşam biçiminde küçük zamanlardan faydalanarak doyum sağlamak işin sırrını oluşturuyor.” diyerek sözlerini sonlandırıyor.