Temellerini Mustafa Kemal Atatürk’ün attığı ve bir Türkiye İş Bankası kuruluşu olan Anadolu Sigorta, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaklaşık 3 bin 300 anlaşmalı sağlık kurumuyla faaliyetlerini sürdürüyor. 245 bin sigortalısı ile Anadolu Sigorta’nın prim üretimindeki pazar payı, 2016 yılsonu itibariyle yaklaşık yüzde 10’u buluyor.

Tamamlayıcı sağlık sigortası ve yabancılara yönelik ürünler de dahil olmak üzere 2016 yıl sonuna göre Türkiye’de bireysel ve kurumsal özel sağlık sigortalı poliçe sayısı 3,3 milyonu buluyor. Anadolu Sigorta aynı dönem rakamlarına göre, 245 bin kadar sigortalısı ile sağlık branşının prim üretimi pastasının yaklaşık yüzde 10’unu elinde tutuyor. Yaklaşık 3 bin 300 anlaşmalı kurum ile sektörün en büyük anlaşmalı kurum ağlarından birine sahip olan Anadolu Sigorta’nın, Sağlık Sigortaları Müdürü Dr. Nadya Güher, “Türkiye’de özel sağlık sigortasının gerekliliği konusunda gittikçe artan bir bilinçlenme var. Ancak halen istenilen seviyeye ulaşamadığımızı düşünüyorum” diyerek sözlerine şöyle devam ediyor:

“Sektör olarak istenilen noktaya varabilmiş değiliz. Çünkü 85 milyonluk nüfusumuza oranla sadece 3,3 milyon özel sağlık poliçemiz bulunuyor ki, bu rakam oldukça düşük. Avrupa ülkelerine bakılacak olursa, özel sağlık sigortalı sayısının değişkenlik gösterdiğini görüyoruz. Çünkü bazı ülkelerde, devlet sağlık hizmetlerini tamamen finanse etmekte. Bazıları ise bizdekine benzer bir sistemi uyguluyor. Ancak genel anlamda Batı’da, Türkiye’ye göre, özel sağlık sigortalarına yönelik bilincin daha yüksek olduğu rahatlıkla söylenebilir. Yine de Türkiye’de bu bilinç ve farkındalık geçmişe oranla artıyor.”

Günümüzde sağlık sigorta poliçelerinin fiyatları artık daha uygun

Geçmişle kıyaslandığında, özel hastane sayısının, özel hastane kullanım alışkanlığının ve bununla birlikte hastanelerin genel sağlık sigortası kapsamında olan kişilerden talep ettikleri fark tutarlarının artış gösterdiğini vurgulayan Dr. Nadya Güher, bu durumun özel sağlık sigortalarına olan ilginin artmasına sebep olduğunu da vurguluyor.

Dr. Güher, “Sigortalıların düşük primlerle sahip olacakları tamamlayıcı poliçeler sayesinde, özel hastanelere erişimlerinin açılması, tamamlayıcı sağlık sigortalarının daha geniş bir kitle tarafından tercih edilmesine yol açıyor” diyor ve bu durumdan şöyle bahsediyor:

“Son yıllarda, tamamlayıcı sağlık sigortası ürünlerinin ortaya çıkması ve kurumsal poliçelerin de çoğalmasıyla beraber, poliçeler daha uygun fiyatlara satılmaya başlandı. Şirketler, çalışanlarına özel sağlık sigortası yaptırmadığı durumlarda, daha uygun fiyatlara sahip tamamlayıcı sağlık poliçelerini tercih edebiliyorlar. SGK’lı olarak, özel hastaneden hizmet almaya başlayan hastanın bu işlem için bir fark ödemesi gerekiyor. İşte bu farkın karşılanması noktasında, kişilerin özel sağlık sigortalarına ve daha spesifik olarak, tamamlayıcı sağlık sigortasına doğru yöneldiğini görüyoruz. Bugün sadece büyük metropollerde değil, daha küçük illerde de, tamamlayıcı sağlık sigortası sayesinde insanlar, özel hastanelerin sağlık hizmetlerine ulaşabiliyor. Sağlık anlamında geçmişle bugünü kıyasladığımızda, yine istediğimiz noktada olmasak da, belirli bir seviyeye geldiğimiz kesin. Çünkü yıldan yıla özel sağlık sigortalı sayısının arttığını görüyoruz.”

Sigortalının hastalığı sigorta kapsamı dışında bırakılmıyor

Anadolu Sigorta’nın diğer şirketlerden farkları hakkında da bilgi veren Dr. Nadya Güher,Anadolu Sigorta’da yenileme garantisi verilirken diğer sigorta şirketlerinin aksine risk değerlendirmesi yapmıyoruz” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

“0-18 yaş arasındaki tüm çocuklara ise, herhangi bir koşula bakmadan, sigorta başlangıç tarihleri itibariyle, ömür boyu yenileme garantisi veriliyor. Tek dikkat edilen nokta sigortalının her yıl hasar prim oranının yüz de 100’ün altında kalması. Sigortalı 4. yılın sonunda bu şartı sağlıyorsa, kanser gibi uzun tedavi gerektiren bir hastalığı bile olsa, otomatik olarak ömür boyu yenileme garantisine hak kazanıyor. Bu şekilde ciddi bir hastalığı olan bir kişi, Anadolu Sigorta’da sigortalanmış ve teşhisi de Anadolu Sigorta’da konmuş ise, poliçesi sürüyor ve tazminatları da ödeniyor. İlk dört yıl bu koşulu sağlamasa dahi hastalığı remisyona girdikten sonra sigortalı o koşulu bir süre sonra zaten sağlayabiliyor. Dolayısıyla hiçbir zaman sigortalımızın bir hastalığını sigorta kapsamı dışında bırakmıyoruz.”

ÖBYG hakkı olmasa da 75 yaşına kadar poliçeler yenilenebilir

Yatışsız tedavi teminatlarına sahip, 0-6 yaş arasındaki çocuk sigortalıların, rutin doktor muayeneleri ve tüm koruyucu aşı giderlerinin karşılandığına da dikkat çeken Anadolu Sigorta Sağlık Sigortaları Müdürü Dr. Nadya Güher sözlerine şöyle devam ediyor:

“Anadolu Sigorta’da bireysel sağlık sigortası kapsamında kesintisiz olarak en az 4 yıl sigortalı olan sigortalıların, bireysel sigortalılıklarının 5. yılından itibaren, bireysel olarak sigortalandıkları tarihten sonra ortaya çıkan ve doğuştan gelen hastalıklarına ait giderleri de karşılıyoruz. Bunun yanında kanser, kalp, hipertansiyon ve şeker hastalıklarının tedavi giderlerini bekleme süresi olmaksızın ödüyoruz. Sigortalıların hastanelerde yatarak gördükleri tedaviler için gün sınırlaması uygulanmıyor. Sigortalılar ömür boyu yenileme garantisi almaya hak kazanamamış olsalar bile, 75 yaşına kadar poliçelerini yenileme imkânına sahipler. Kontrol amaçlı mamografi ve meme ultrasonografisi, PSA ve kolonoskopi giderleri de bu kapsamda karşılanıyor.”

Canlı ve görüntülü doktor hizmeti  

Anadolu Sigorta’nın sağlık sigortaları ile ilgili yeni hizmetleri hakkında da bilgi veren Dr. Nadya Güher, şunları söylüyor:

“Anadolu Sigorta olarak bu yılın Şubat ayından itibaren, yatışlı teminata sahip sağlık ürünlerimizi, online satış kanalımız üzerinden satmaya başladık. Sigortalı adayı, web sayfamızda bulunan soruları cevapladıktan sonra, hiçbir sağlık sorunu bildirmediyse, yatışlı teminata sahip poliçesini satın alabiliyor. Sunduğumuz bir diğer önemli hizmet de, Ocak ayında websitemiz üzerinden faaliyete geçirdiğimiz 7/24 canlı ve görüntülü doktor hizmeti. Bu hizmette, Anadolu Sigortalı, TC kimlik numarası ile websitesinden sisteme giriyor. Bir uzman hekimle online olarak karşılıklı görüşerek rahatsızlığını anlatabiliyor. İlaç önerilmiyor ama kişi doktor önerisi sorabiliyor, yönlendirme alabiliyor.”

Dr. Nadya Güher, Anadolu Sigorta’nın genetik hastalıkların tespit edilebilmesi için gereken test tutarlarını, sigortalısına ödeyen ilk şirketlerden birisi olduğunun da altını çiziyor.

Diğer şirketlerle işbirlikleri

Sigorta şirketleri arasındaki ortak çalışmalar, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından organize edilirken, birlik içerisinde bulunan komiteler vasıtasıyla, sektör adına çalışmalar yapılıyor. Anadolu Sigorta’nın bu alandaki çalışmalara destek olduğunu belirten Dr. Nadya Güher sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Sağlık sigortalarında serbest piyasa uygulaması söz konusu. Öncelikle birlikte yapılacak geliştirme ve çalışmaların rekabet hukukuna aykırı davranışlar içermemesi gerekiyor. Bu alanda çalışan veya çalışmak isteyen şirketlerin uzun vadeli politikalar izlemeleri ve sigortalılara karşı etik davranışlar içinde bulunmaları, sigortalıların sisteme güven duymalarını sağlamak açısından büyük önem taşıyor. Diğer taraftan çeşitli konular ile düzenlenen kongre, panel ve seminer türü etkinliklerde de yer alarak, sektörle birlikte fikir alışverişinde bulunmaya çalışıyoruz.”

Her ay düzenli olarak Türkiye Sigorta Birliği’ne üye olan sigorta şirketler ile bir araya gelerek istişareler yaptıklarını hatırlatan Dr. Nadya Güher, “Hep birlikte sistemi nasıl iyileştirebilir, nasıl ilerleyebiliriz konularını tartışıyoruz. Örneğin tamamlayıcı sağlık sigortaları, önemli gündem maddelerimizden. Şu dönemlerde tamamlayıcı sağlık sigortalarında nasıl yol alınabilir, e-fatura uygulamaları farklılaştırılabilir mi gibi konuları konuşuyoruz. Sigorta şirketlerinin ortak rahatsızlık duyduğu ya da süreçlerin zor olduğu yerlerde, sektörün lehine neler yapabiliriz bunu da değerlendiriyoruz. Mesela tamamlayıcı poliçelerde, SGK’nın Medula Sistemi’nin sigorta şirketlerine açık olup olmaması gündemde. Ayrıca son dönemde kişisel bilgilerin korunmasıyla ilgili TSB ile bir takım çalışmalara da ağırlık verdik.”

Ürünlerin pahalı olmadığına dikkat çekmeliyiz

Anadolu Sigorta Sağlık Sigortaları Müdürü Dr. Nadya Güher, poliçe fiyatlarının aslında çok yüksek olmadığını vurgulamanın gerekliliğine değinerek sözlerine şöyle devam ediyor:

“Kişilerin zihninde özel sağlık sigortasının pahalı olduğu algısı var. Anadolu Sigorta olarak acentelerimiz ve sahada satış yapan arkadaşlarımızla, ürünlerin aslında pahalı olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Sektör olarak yaptığımız iletişim çalışmalarında bu yöne ağırlık vermeliyiz. Örneğin kurumsal poliçelerden çıkan sigortalılarımızı bu pahalı algısı yüzünden kaybetmemeliyiz.”

Tamamlayıcı anlaşmalı kurum ağları gelişmeli

Sigorta şirketlerinin özel hastanelerin birçoğuyla anlaşmalı olmasına rağmen, tamamlayıcı sağlık sigortaları tarafında, bu anlaşmaları daha da yaygınlaştırmaya çalıştıklarını belirten Dr. Nadya Güher, “Ama bu maalesef her zaman mümkün olmuyor. Çünkü hastanelerin şirketlerden istediği anlaşma fiyatları yüksek. Bu fiyatların biraz daha aşağıya çekilmesi sağlanmalı” diyor ve çözüm önerilerini şöyle sıralıyor:

“Maalesef rekabet hukukuna aykırı olduğu için bu alanda sektör ortak hareket edemiyor. Tabii devletin de bir fiyatlandırma seviyesi var. Fakat devlet, özel hastaneye ödediği tutarı yükseltir, sigorta şirketlerinin ödeyeceği tutarı da daha makul hale getirilebilirse, o zaman bütün taraflar için olumlu sonuç alınabilir.”

Tamamlayıcı sağlık sigortasına devletten destek beklediklerini de belirten Dr. Güher, “Bizim şu anda hastanelerde yaptığımız anlaşmalar SUT çarpanları çok yüksek. Oranların biraz düşürülmesi gerek ki tamamlayıcı sağlık sigortalarının önü biraz daha açılabilsin” önerisinde bulunuyor.

Son 10 yılın profili olumlu

Son 10 yıla ait sağlık sigortası branşı verilerine bakıldığında, yıllara göre sigortalı sayısının ve prim üretiminin arttığının görüldüğünü söyleyen Dr. Nadya Güher, “2016 yılında, bir önceki yıla göre üretim artışı yaklaşık yüzde 23 oranında oldu. Bu verilerden yola çıkarak, özel sağlık sigortası sistemine katılan kişi sayısının günden güne arttığını görmek sektör açısından oldukça sevindirici. Sektördeki tüm şirketlerin, sigortalı sayısını artırabilmek için toplumdaki farklı ekonomik seviyelere hitap eden, özel sağlık sigortası alternatiflerini sunmaları gerekiyor. Sigorta bilincinin oluşturulması, ürünlerin çeşitlendirilmesi, diğer sektörlerle işbirliklerinin artırılması, önümüzdeki dönemde sektöre daha da ivme kazandıracaktır” açıklamasında bulunuyor.