Ülkemizde ve dünyada bilindiği gibi pek çok kalite sistemleri kullanılıyor. Her sağlık merkezi kalite sistemlerine bir şekilde dahil oluyor ve süreçlerini tescillendiriyor. Sağlık sektöründe kalitenin geçmişine baktığımızda kamu ve özel hastanelerde önce yönetim sistemi standartları ve belgelendirmeleri ile başladığını sonra ibrenin hasta odaklı yaklaşım uygulamalarına çevrilerek geliştirildiğini görüyoruz. Bu nedenle yeni sistemler de sektörde kendine karşılık buluyor. Bu sistemleri en güncel olanlarından biri ise AACI Healthcare Türkiye Genel Müdürü Ömer Peşinci. Peşinci: “Akreditasyon kültürünü temelden değiştirecek bir program oluşturmak için 10 yıl harcadık ve belge odaklı çalışma bizi yansıtmıyor” diyor.

H.M: Teknolojinin hızı ve medikal sisteme kazandırdıkları, bilgi yönetiminin daha da önemlisi güvenliğinin yadsınamaz önemi kalite yönetim sistemlerinde yeterince karşılık buluyor mu? AACI yaklaşımı nedir?
Ö.P:
AACI standardının, doğal olarak uygulamalarının da bilgi yönetiminin önemi doğrultusunda uygulamalar olduğunu söyleyebilirim kaldı ki standardımızın uygulanması dolayısıyla elde edilen bilgi müşterilerimizin, mükemmelliği sürdürmelerine, performanslarını iyileştirmelerine ve devam eden kalite ve güvenlik girişimlerine rehberlik etmelerine yardımcı olmak içindir.

H.M: Sağlık sistemimizde önemli yer tutan SKS ve diğer uluslarası sağlıkta kalite standartlarının izdüşümünde AACI ne gibi farklılıklar sunuyor?
Ö.P:
Biz AACI olarak dünyadaki her hastanın mümkün olan en iyi bakımı alması gerektiğine inanıyoruz. AACI uluslararası en iyi uygulamalar doğrultusunda sağlık standartlarını geliştirmek için dünya çapında uzmanlık sağlar. Amacımız, uzmanların, uygulayıcıların ve hastaların bilgi ve deneyimlerine dokunarak ve hasta sonuçlarını iyileştiren standartlar belirleyerek iyi uygulama ve yenilikleri paylaşmaya yardımcı olmaktır.

H.M: Mevcut kalite sistemleri hangi ihtiyaçlara karşılık vermiyor? Ya da değerlendirmemiz gereken asıl kriter nedir?
Ö.P:
Mevcut akreditasyon sistemlerinin eksikliği veya ihtiyaçlara cevap vermesinden ziyade AACI’ın uluslararası deneyimlerinin ve bu denetimlerde elde edilen birikimler ile iyi uygulamaların en hızlı şekilde nasıl hastanelerimizle paylaşılabileceğinin değerlendirilmesi sektöre daha fazla katkı sağlar düşüncesindeyiz. Kaldı ki son yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın katkısı ile özellikle kamu hastanelerinde yaşanan olumlu gelişmeleri göz ardı edemeyiz ancak asla bu tamam, bize yeter diyemeyiz. Gelişime açık ve yenilikçi olmak, doğru veri toplamak, doğru analiz etmek ve sürekli iyileştirme ana felsefemiz olmalıdır.

H.M: Siz mevcut kalite sistemlerinden nasıl ayrılıyor ve ne gibi yenilikler getiriyorsunuz?
Ö.P:
AACI öncelikle sağlık sektöründe hizmet veren uluslararası kuruluşlar içinde lokal hizmet veren tek kuruluştur. Hızlı iletişim çağımızın en önemli artı değeridir. Dolayısıyla uluslararası alanda elde edilen deneyimin en hızlı şekilde paylaşılması mümkündür. Öte yandan AACI standardı bu anlamda hizmet veren kuruluşlar içerisinde en anlaşılır, en izlenebilir ve en kolay kurgulanabilir standarttır. Bu yönüyle hastanelerimizin doğru veri elde etme, analiz etme ve sürekli gelişim felsefesine uyum sağlamasını kolaylaştırdığımızı düşünüyoruz. Biz dünya çapında sağlık kalitesi, hasta güvenliği ve hizmet kalitesini artırmak için hükümetler, sağlık kuruluşları ve yanı sıra ortakları ile sağlık profesyonellerini destekliyoruz. Hizmetlerimiz uluslararası alanda yetkin, yapıcı tavsiyeler sunan sağlık uzmanları tarafından sağlanır. Uzmanlarımız objektif bir bakış açısı sunar ve müşterilere uluslararası en iyi uygulamalar ve standartlara karşı performansı değerlendirmelerine yardımcı olur.

H.M: AACI akreditasyona sahip olmak nasıl bir avantaj sağlayacak?
Ö.P:
Akreditasyon kültürünü temelden değiştirecek bir program oluşturmak için 10 yıl harcadık. AACI akreditasyonuna sahip olmak, bir sağlık kuruluşu olarak sistemlerinin ve süreçlerinin sağlam olduğunu, kalite ve sürekli iyileşmeyi sağlamaya yönelik ciddi bir taahhüt olduğunu gösterecektir. Ayrıca bu akreditasyon, sağlık kuruluşu personelinin, her gün yaptıkları şeyin ne kadar doğru ve etkin olduğuna dair güven duymasını sağlayacaktır. AACI akreditasyonu kapsamında, sağlık kuruluşunun sağladığı bakım kalitesini sürekli olarak geliştirmesine ve hasta güvenliğinin etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamak için objektif sonuçlara dayalı bir akreditasyon programı sunuyoruz. Akreditasyon denetimlerinin korkulan değil, sabırsızlanan bir şey haline gelmesini istiyoruz.

H.M: Diğer kalite sistemlerinden süreç olarak farkı var mı?
Ö.P:
Akreditasyon denetimlerimiz yıllık yapılan uygulamalar olup üç yıllık süreçlerdir.

H.M: AACI akreditasyonu denetim sürecinde sağlık kuruluşunu neler bekler? (gözlem, belge, vaka yönetimi)
Ö.P:
Akreditasyon denetiminin korkulan değil beklenen ve arzu edilen bir süreç olmasını öngörüyoruz. Ancak doğal olarak sistemlerin özü her sürecin doğru yerde, doğru şekilde tanımlanmasını ve uygulanabilir sonuç elde edebilmek ve sürdürülebilirlik için doğru kayıtların alınmasını gerektirir. Biz kuruluşun kendi sistemini en uygun hale getirmesini ve doğru sonuçlar elde ettiğini görmeyi ümit ediyoruz.

H.M: Maliyeti hakkında bilgi verir misiniz?
Ö.P:
Akreditasyon denetimleri fayda sağlayan süreçler haline gelmedikçe maliyetinin ne olduğu önemli değildir. Kaldı ki sadece belge odaklı bir çalışma bizim bakış açımız değildir. Belge amaç değil sürekli iyileştirmeye giden araç olmalıdır. AACI şu anda hizmet veren kuruluşlardan daha etkili, daha verimli, daha kolay ulaşılabilir ve maliyet etkin hizmet vermek amacındadır. Dolayısıyla daha uygun fiyatlandırma yapabileceğimizin sözünü verebilirim.

H.M: AACI akreditasyonuna sahip kuruluşların sistem üzerinde KPI’larını benchmark edebilmeleri mümkün mü?
Ö.P:
Bu konu AACI’ın önem verdiği konuların başında geliyor. Başından beri savunduğumuz sağlık kuruluşunun sağladığı bakım kalitesini sürekli olarak geliştirmesine ve hasta güvenliğinin etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamak için objektif sonuçlara dayalı veri elde etme felsefesine kavuşmalarına da yardımcı olmayı taahhüt ediyoruz.

H.M: İnsan kaynakları yönetimi standartlarda ne ölçüde yer alıyor ve sorgulanıyor?
Ö.P:
Bu konuda yıllardır uygulanan ya da uygulanmaya çalışılan her yönetim standardı gibi sağlık sistemi standardı da insan odaklı yaklaşımlar içeriyor. Eğitimi, yeterliliği, gelişimi, değerlendirmeleri gibi konularda bir bakış açısı sunuyor. AACI standardı uygulayıcılarında bu anlamda organizasyonel sorumluluk, yetkinlik ve gelişim konularında izlemekteyiz.

H.M: İş dünyasında yeni bir trend olarak işveren markasının değerinin arttırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Akreditasyon ve belgelendirme bu konuda kurumlara ne gibi faydalar sağlayabilir?
Ö.P:
AACI Sağlık Organizasyonu akreditasyonu ve klinik mükemmelliği belgelendirmesinde dünyanın en uzman organizasyonlarından biridir. Görevimiz “Riski kurala bağlamak ve hayat kurtarmak”tır. Bu kavram, müşterilerimizin güvenliği, refahı ve yaşam kalitesi de dahil olmak üzere sağlık hizmetlerini iyileştirme çabamıza rehberlik eder. Bizim felsefemize uygun hareket eden sağlık kuruluşlarının kendi müşterilerine sağladığı güven bu anlamda en büyük ortak kazancımızdır.

H.M: Bir akreditasyon uzmanı olarak sağlıkta mevcut standartlarının ne sıklıkla revize edilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Ö.P:
1996 yılından bu yana yönetim sistemleri denetim ve eğitim organizasyonlarında görev almış biri olarak sürekli gelişim ve iyileştirme felsefesine yürekten inanıyorum. AACI olarak akredite standardımızın her an revize edilebilir durumda olduğunu ve şartlara en uygun hale getirme çabamızın asla durmadığını, bunun sürekli iyileşme çabamızın bir parçası, felsefesi olduğunu söyleyebilirim.