Yaklaşık 15 yıldır başta kanser cerrahisi olmak üzere dünyada uygulama alanı bulan ve hızla yayılan en önemli cerrahi yöntemlerden birisi olan “Da Vinci Robotik Cerrahi” günümüzde hemen hemen akla gelebilecek her cerrahi uygulamada kullanılıyor. Türkiye’de az sayıda sağlık merkezinde bulunan ve Liv Hospital Ulus’ta da kullanılan bu sistemle kalp damar cerrahisinden ürolojiye, sindirim sistemi cerrahisinden jinekolojik ameliyatlara kadar pek çok alanda operasyonlar başarıyla yapılabiliyor.

2002 yılından bu yana dünyada kullanılmaya başlanan “Da Vinci Robotu” ilk dönemlerde başta kanser cerrahisi alanında kullanılırken ilerleyen zamanlarda kalp damar cerrahisinden, ürolojiye, sindirim sistemi cerrahisinden jinekolojik ameliyatlara kadar pek çok alanda tercih edilen teknoloji haline geldi. Açık ve laparoskopik ameliyatın yanında farklı bir ameliyat yöntemi olarak kullanılan “Da Vinci Robotik Cerrahi” günümüzde hem cerrah hem de vatandaş tarafından artık daha çok tercih ediliyor.

Uzun süren ameliyatlar yorulmadan yönetilebiliyor

Robotik cerrahinin açık cerrahiye göre hem hastaya hem de doktora pek çok avantaj ve kolaylık sağladığını söyleyen Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Ağalar uygulama alanını ve teknolojik altyapısını geliştirerek birçok cerrahi operasyon için tercih edilmeye devam eden bu teknolojinin kullanıldığı alanları ve üstünlüklerini anlatıyor. Robotun kendi başına buyruk bir ameliyat yapan bir sistem olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ağalar robotik cerrahi hakkında şu bilgileri vererek sözlerine başlıyor: “Robotik cerrahide; cerrah bir konsolda otururken hassas sistemler sayesinde robot hasta üzerinde yüklü kolları ve kamera sistemini kontrol ederek ameliyatı gerçekleştiriyor. Üç boyutlu yüksek çözünürlüklü kamerası sayesinde operasyon sırasında 3 boyutlu, yani derinlik hissi olan bir alanda yüksek çözünürlüklü görüntü imkanı ve en az 10 kata kadar büyütme yeteneği ile cerrahın ameliyat yapmasını kolaylaştırıyor.”

Prof. Dr. Ağalar robotik cerrahinin hekime sunduğu avantajlar ve diğer özellikleri hakkında bilgi vermeye şöyle devam ediyor: “Görüntü yeteneği cerrahın anatomik planları daha iyi anlamasına yardımcı oluyor. 7 kademeli serbest hareket yeteneği olan aletleri ile kendi eksenleri etrafında 540 derece dönebiliyor. Böylece robotik sistemin gelişmiş mikro prosesörleri yardımı ile insan elinin çok zor ulaşacağı yerlere ulaşılması ve cerrahın el titremelerinin sistemde süzülmesi ve yok edilmesi yeteneği ile standart laparoskopiye büyük avantaj sağlıyor. Cerrahın operasyonu yaptığı ve yönettiği, ameliyat sahasını 3 boyutlu gördüğü, ellerini ve ayaklarını rahatlıkla yorulmadan kullandığı konsol sayesinde cerrahlar çok uzun süren operasyonları bile yorulmadan yönetebiliyor. Böylelikle daha az yorulan cerrah daha yüksek konsantrasyonla ameliyatına devam edebiliyor.”

ROBOTİK CERRAHİNİN AVANTAJLARI

• Açık cerrahiye göre daha küçük kesi yeri ile ve dolayısıyla daha az ağrı ile büyük ameliyatlar yapılabiliyor.

• Detaylı görüntü ve hassas aletler yardımı ile kanama daha az oluyor, olursa kontrolü daha iyi yapılabiliyor. En az kan kaybı yaşanıyor.

• Ameliyat sonrası hızlı iyileşme sağlıyor ve hastanede kalış süresini kısaltıyor.

• Görüntüleme avantajları sayesinde ameliyat bölgesinin daha detaylı görünmesi ve anlaşılabilmesine olanak tanıyor. Cerrah ne yaptığını daha iyi anlayarak yapıyor.

• Sahip olduğu geliştirilmiş hareket kabiliyeti, insan elinin hareketlerini derinlik ve hassasiyet bakımından detaylandırabiliyor.

• Sistem insan elinin istem dışı gerçekleştirdiği titremeleri söndürüyor.

• Cerrahın ameliyatları oturarak yapması sonucunda uzun süren ameliyatlarda cerrahın konforu artırıyor ve fiziksel stresini ortadan kaldırıyor.

• Rektum kanserinde sinir koruyucu cerrahiyi mümkün kılıyor. Böylece hastanın cinsel fonksiyonları ve işeme fonksiyonu korunuyor.

Rektum kanseri cerrahisinde sinirleri koruyor

Genel cerrahi alanında özellikle de sindirim yutak ve kalın bağırsağın son kısmında (rektum) robotik cerrahinin üstünlüğünün biraz daha ön plana çıktığının altını çizen Prof. Dr. Fatih Ağalar bu konuyu ise şöyle detaylandırıyor: “Özellikle rektum kanserinde ve daha fazla olarak erkeklerde, dar bir kemik yapı içindeki organın kanser cerrahisi ilkelerine bağlı kalınarak yapılan ameliyatlarda robot kullanımının avantajları var. Bu bölgenin ameliyatlarında robot kullanıldığında ameliyat içindeki kanama miktarı diğer alternatiflere göre daha az, açık cerrahiye geçme zorunluluğu daha az görülüyor. Erkeklerde rektum kanseri ameliyatları sonucunda açık cerrahide çok fazla olasılıkla ortaya çıkabilen işeme ve seksüel fonksiyon bozuklukları robotik cerrahi de daha az. Yapılan araştırmalar robotik cerrahinin onkolojik sağ kalım başarısının açık ve diğer cerrahiye eşdeğer olduğunu gösteriyor.”

Narkotik ilaç kullanımı azalıyor

Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Ağalar küçük kesilerle girişimin yapıldığı robotik cerrahinin bu yönüyle sunduğu avantajlar hakkında da şu bilgileri veriyor: “Küçük kesi, daha az ağrı demek, daha az ağrı olursa, ameliyat sonu dönemde narkotik ilaçların kullanımı azalır. Narkotik kullanımın azalması hastanın barsak işlevlerinin daha hızlı düzelmesine imkan tanır. Robotik cerrahide hasta, açık cerrahiye göre daha erken yemeğe içmeye başlar. Kısaca, daha küçük kesi ve daha küçük cerrahi travma, daha az ağrı ve daha hızlı düzelmeye imkan sağlar. Daha hızlı iyileşme işe güce ve gündelik hayata daha erken dönme olanağı tanır. Özet olarak; günümüz modern dünyasının cerrahi hastaların çağdaş tedavilerinde, robotik cerrahi pek açıdan; ‘doğru işin doğru şekilde’ yapılmasına olanak tanır.