Özel sektörden gelen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yeni dönemde özel sektörün sıkıntılarını daha iyi anlaması ve çözüm üretmesi konusunda umutların hayli yüksek olduğu dönemlerdeyiz. Konuya dikkat çeken TOBB Türkiye Sağlık Kurumları Meclis Başkanı Dr. Seyit Karaca Cumhurbaşkanı’ndan beklentilerini de “SGK bütçesine yapılacak ilavelerle pasta büyütülmeli. Özel kesim hizmet fiyatları konusunda da ilgili kurumlar talimatlandırmalıdır” diyerek paylaşıyor ve ekliyor: “SGK’nın sağlık bütçesinin değil emeklilik bütçesinin açık verdiğine inanıyoruz.”

H.M: Sektörünüzün bugün içinde bulunduğu güncel durumu özetler misiniz?

S.K: Sadece özel kesim hastaneleri olarak 550’lere varan ruhsat sayısı, 200 binlere ulaşan istihdam, kamu maliyesine ciddî katkıları olan, 2008 yılından bu yana da gerek Sağlık Bakanlığı gerekse SGK tarafından geliştirilen kısıtlayıcı politikalara rağmen hizmet büyüklüğü anlamında yüzde 20-30 bandında dolaşan, bir kısım hastanelerin işletme ve sürdürülebilirlik sorunları nedeniyle ruhsatlarını askıya aldıkları, muayenehane, poliklinik, tıp merkezleri, küçük-orta-büyük ölçeklerden zincir hastane yapılarına değin uzanan çok çeşitli fiziksel yapılanma içerisinde olan bir yapıyız. Kamu kesiminde ise fiziksel iyileşmelerde “Şehir Hastaneleri” konseptlerinin devreye alınmaya başlandığı nitelikli yatak ve hizmet sunumu mekânlarının ortaya çıktığı bir günceli yaşıyoruz. Üniversite ayağında ise maalesef sürdürülebilirlik sorunları nedeniyle “üniversite hastanelerini Sağlık Bakanlığı mı devir alsa acaba” sorularının yaşandığı günlerdeyiz.

H.M: Sektörünüzün Sağlık Bakanlığı’ndan beklentilerini öğrenebilir miyiz?

S.K: Oldukça yüksek beklentiler içerisinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Nedeni de şu; Sayın Bakanımız geçmiş dönemlerde sektörün özel kesiminin her türlü sıkıntısını bizzat yaşayarak bugünlere gelmiş ve o koltuğa oturmuş bir isimdir. Dolayısıyla derdimizi anlatmakta zorlanmayacağımız bir isim. Biz diğer avantajımız da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Sn.Cumhurbaşkanımızın hemen hergün yanıbaşında ve sorunlarımızı aktarma kolaylığı var diye düşünüyorum. Bu iki nedenden dolayı da sektörün özel kesimi adına şahsen beklentim çok yüksektir. Sayın Bakanımız göreve geldikten sonraki dönemde hekimler ve sağlık çalışanlarının kronikleşen sorunlarına yönelik attığı adımlar beklentileri tam karşılamasa da, sağlıkta şiddete ilişkin yapılan kanun düzenlemeleriyle beraber getirilen bazı çalışma kuralları işimizi daha da zorlaştırsa da beklentimiz hâlâ yüksek.

H.M: Sektörünüzün Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan beklentilerini öğrenebilir miyiz?

S.K: SGK’dan da beklentilerimiz çok ve yüksek aslında. Ancak özel kesime ayrılan pay, sağlık hizmet fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle de oldukça düşüktür. Bu payın mutlaka artırılması, pastanın büyütülmesi buna bağlı olarak ise özel kesim pasta diliminin büyümesi, hizmet fiyatlarında da yaklaşık 12 yıllık kayıpları telafi edecek düzeltme sonrası, yıllık artışların da rutine bağlandığı bir sistemin kurulması gerekiyor. Başbakanlığı döneminden itibaren sağlık alanındaki yatırım ve iyileşmeleri titizlikle takip eden, destekleyen ve yatırımların önünü açan, bu sayede kendilerine olan güvene bağlı olarak yatırımlarıyla özel kesimde çok iyi işlere imza atan bizlerin Sn.Cumhurbaşkanımızdan beklentimiz, SGK bütçesine yapılacak ilavelerle pastayı büyütmeleri, özel kesim hizmet fiyatları konusunda da ilgili kurumları talimatlandırmalarıdır. SGK’nın sağlık bütçesinin değil emeklilik bütçesinin açık verdiğine inanıyoruz.

H.M: Sektörünüzün diğer sağlık sektörü paydaşlarından beklentilerini öğrenebilir miyiz?

S.K: Rekabet ticaret hayatının önemli unsurlarından birisidir. Ancak paydaşlar şunu unutmamalıdır ki; hizmet alanında fiyat rekabeti kurumların aleyhine işler ve tüm kurumları aşağıya çeken bir parametre olarak işler. Bu nedenle fiyat rekabeti yerine hizmet kalitesi ile rekabet yürütmek tüm kurumlar açısından uzun vade hedeflere yönelik olarak en akıllıca iş olur.

H.M: 2019 yılının sektörünüzün genel beklentileri açısından nasıl bir yıl olacağını düşünüyorsunuz?

S.K: Zor ve çetin bir yıl olacak. 2018 yılı içerisinde ekonomik hamlelerle bizi yıldırmaya çalışan güçlerin yaptıkları ile döviz kuru yüksekliği ve volatilitesi halen ekonomimizi etkilemeye devam ediyor. Bir miktar yükselse bile stabil bir döviz kuru en başta psikolojik algıyı biraz rahatlatacak, her sektör gibi sağlık sektörü de yeni dinamiklere göre pozisyon almaya çalışacaktır. Ancak ticari faaliyetlerinde kredi kullanarak finansal sorunlarını aşmaya çalışan işletmelerin maliyetleri de oldukça yükselmiştir. Finansmana erişim oldukça zorlaşmıştır.