Konu sosyal medyada kanser farkındalığıyla ilgili mesajlar olduğunda, California Üniversitesi Davis’in yaptığı araştırmalar gösteriyor ki güvenilir kuruluşlardan gelen bilgilere hastaların kişisel hikayelerinden daha fazla itibar ediliyor.

Araştırmacılar, gönderen türünün (bireyler veya kuruluşlar) ve içerik türünün (temel bilgiler ve gerçekler veya kişisel öyküler) etkilerini tanımlamak için binlerce Twitter iletisine baktılar. İnsanların rahim ağzı kanserinin önlenmesi hakkında bilgi içeren tweet’leri kişisel deneyim tweet’lerinden çok daha fazla paylaştığını buldular. Ayrıca, bireysel gönderilerin genel olarak kuruluşların gönderilerinden daha az paylaşıldığı görüldü.

Preventive Medicine’da yayınlanan makalenin baş yazarı, UC Davis’in iletişim profesör yardımcısı Jingwen Zhang, araştırmanın hastanelerin, halk sağlığı kuruluşlarının ve diğer saygın kuruluşların sosyal medyayı önleyici bakım için etkin bir şekilde kullanabileceğini gösterdiğini söyledi.

Zhang, “Halk sağlığı kuruluşları, sosyal medyayı farkındalığı arttırmak ve bilgi sunmak için etkili bir araç olduğunu görebilir. Mesajlarını basit ve açık yaparlarsa, insanların bunları paylaşması daha olasıdır” dedi.

Rahim ağzı kanserini önlemede hastaların konuyu idrakı düşük

Rahim ağzı kanseri ve öncüllerinin erken teşhisi ve tedavisi rahim ağzı kanseri ölüm oranını azaltsa da, insanların korunma önlemlerini alma katılımı düşük. Araştırmaya göre, kadınların yalnızca yüzde 83’ü önleyici taramalara giriyor ve 13 ila 17 yaşlarındaki kızların sadece yüzde 43’ü insan papilloma virüsü (HPV) için aşı alıyor.

Araştırmacılar, kadınların daha çok hasta-doktor iletişimi yoluyla rahim ağzı kanseri önleme bilgisine sahip olduklarını belirtti. Halk sağlığı kampanyaları geleneksel olarak posterleri, web sitelerini ve reklamları kullanır, ancak sonuçları da sınırlı olur. Yılda 4 binden fazla ölüm rahim ağzı kanserinden kaynaklanıyor. Araştırmacılara göre her yıl yaklaşık 13 bin yeni rahim ağzı kanseri teşhisi konuyor.

Zhang, genç yetişkinlerin yüzde 88’i ve yetişkinlerin yüzde 78’i tarafından kullanılan sosyal medyanın önlem farkındalığını yaymaya yardımcı olabileceğini söylüyor.

Araştırma projesini tamamlamak için araştırmacılar ilk olarak ortak bir HPV aşısının ticari adını, “HPV aşısı” ve “pap testi” gibi anahtar kelimeler ve ifadelerden oluşan yaklaşık 100 bin tweetten oluşan bir arşivlenmiş Twitter veri kümesini gözlemledi. Bu verilerden en çok paylaşılan 3 bin tweet’i elde ettiler. Bunların arasından 462’si kanserin önlenmesini teşvik eden mesajlardı ve gönderen tipi (bireysel veya organizasyon) ile içerik tipi (anekdot veya gerçek) belirlenebiliyordu.

Araştırmacılar daha sonra, 2017’de beş gün boyunca ABD’li kadınları riskleri ve önleme konularını tartışabilecekleri bir çevrimiçi tartışma platformunda toplayarak kontrollü bir sosyal medya ortamı yarattılar. Sonrasında gruplara anekdot ve “Çoğu rahim kanseri türü taramalar ve aşılarla önlenebilir” tarzında bilgi içeren tweet örnekleri sunuldu.

Sonuçlar, iyi bir anekdot öyküsünün birçok kez paylaşılabildiğini hatta top tweet bile olabildiğini ancak en çok retweet’lenen mesajların gerçek bilgiler içerdiğini gösterdi.

Zhang, “Bu tweet’lerin karşısında tutarlı bulgumuz, tweetlerin organizasyon gönderenlerden geldiklerinde ve gerçek bilgiler içerdiklerinde daha fazla paylaşılmasının daha muhtemel olduğuydu” dedi.

“Bu bulgular, pratisyen hekimlerin rahim ağzı kanserinin önlenmesinde sosyal medya tabanlı mesajlarını etkin bir biçimde tasarladıklarında bu bilgilere erişimin büyük oranlarda arttığı gösteriyor. Bulgular halkın kanser önleme mesajlarını paylaşan bireylerden ziyade kuruluşlara duyduğu güveninin önemini pekiştiriyor. Temel strateji, hesapların güvenilirliğini artırmak ve yeni gerçek bilgi ve kaynakları doğrudan ileten mesajlar geliştirmek.”

Kaynak: University of California – Davis. “Using facts to promote cancer prevention on social media is more effective than anecdotes.” ScienceDaily. ScienceDaily, 2 July 2019.
Derleyen: Yavuz Engiz