Yeditepe Üniversitesi Hastanesi tüp bebek tedavisinde referans merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. İleri yaş hasta gruplarında, tekrarlayan başarısızlıklarda en iyi laboratuvar şartlarına sahip merkezler arasında yer alan merkez hastalara özel tedavi alternatifleriyle de fark yaratıyor.

Türkiye’de tüp bebek uygulamalarının ve kısırlık tedavilerinin dünyadaki ülkelerle kıyas edildiğinde oldukça iyi durumda olduğunu belirten Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, “Tıpta teknoloji ve bilgi olarak en başarılı olarak öngördüğümüz Amerika veya çeşitli Avrupa ülkeleri ile Türkiye’yi kıyasladığımızda tüp bebek merkezlerimizin Amerika’daki en iyi tüp bebek merkezlerinin başarı oranlarıyla aynı olduğunu görebiliyoruz” diyor.

Tüp bebek tedavisi için kullanılan teknolojinin oldukça yeni ve modern olduğunu ve bunun yanında Türkiye’de bu alanda bilgi birikiminin de oldukça ileri düzeyde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, bu aletlerin kullanımı ile bilginin birleşimi sonucu gelen başarı oranlarının da haliyle yüksek olduğunu söylüyor.

Türkiye’de çocuğun daha önemli olması, gebe kalma isteğinin daha yoğun olmasının hekimlerin bu konuda empati yaparak belki de hastalara psikolojik olarak daha yüksek destek vermelerinde bir etken olduğunun da altını çizen Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu şöyle devam ediyor:
“Son teknolojiyi Türkiye’ye getirme imkanlarımız yüksek. Dünya ile yarışır ileri teknolojiyi kullanan çok deneyimli hekimlerin ve merkezlerin de çoğalmasıyla Türkiye’de kısırlık tedavilerinde başarı yüksek seviyelere çıkarıldı. Artık bizler dünyanın çeşitli ülkelerinden tüp bebek yaptırmak isteyen hastalar için tercih edilen merkezler olduk.”

Sınırlı zamanı kalanlarda daha hızlı kararlar almak gerekiyor

Ülkeler arası farklılıklar olsa dahi, dünya genelinde evlenme yaşının eskiye oranla daha ileri yıllara ertelendiğini söyleyen Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, “Hal böyle olunca ileri yaşlardaki anne adayları daha az ve kalitesiz yumurta üretiyor. Böylece, yumurtalardan elde edilen gebelik oranları düşüyor. Sınırlı zamanı kalan çiftlerin gebelik için önünde çok fazla zamanı olmuyor. Bu da gebe adayının kendiliğinden hamile kalamaz ise daha ileri yöntemlerin kullanılması gerekliliğini daha erken ortaya çıkartıyor. Sınırlı zamanı olan çiftler için tüp bebek kararının da daha hızlı verilmesi zorunlu oluyor” şeklinde sürece dikkat çekiyor.

Öte yandan, yediğimiz içtiğimiz gıdalardaki kimyasal maddelerin yumurtalar üzerinde olumsuz etkisinin olma ihtimaline de dikkat çeken Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, “Bunun dışında manyetik alanlar, cep telefonları ve Wi-Fi gibi çevresel faktörlerin de üreme hücrelerimizde olumsuz bir etkileme yapıp yapmadığı tartışılan bir konu” diyor ve sözlerine devam ediyor:
“Tüm bu etkenlerle değerlendirildiğinde günümüzde çocuk sahibi olmak isteyen ama olamayan çiftlerin sayısında göreceli bir artış var gibi görünüyor. Bu artışın olma nedenleri arasında, belki eskisine oranla daha açık bir toplum olmamız ve dolayısıyla tedavi arayan insanların da bu konuda çok daha açık gönüllülükle dertlerini ifade etmeleri. Ayrıca tüp bebek tedavilerinde yüksek başarının olduğunun bilinmesiyle de böyle bir arayışa girmeleri.”

Tedavide “yok” yok

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde kısırlık tedavileriyle ilgili dünyadaki tüm güncel uygulamaların yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, yumurtlama tedavileri, hastanın izlemi, aşılama ve sperm hazırlama tedavileri, çocuk sahibi olmak için başvuran çiftlerde yapılabilecek genetik araştırma da dahil her türlü araştırma, tüp bebek uygulamalarında hasta takibi ve ilaç uygulanımı yanında kapalı yöntemlerle rahim ve yumurtalık kisti operasyonlarının başarıyla uygulanabilmesinden bahsediyor.

Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, tüp bebek açısından baktığımızda tüp bebekte tekrarlayan başarısızlıklarda merkezlerinin referans olduğunu da belirterek şunları ekliyor:
“İleri yaş hasta gruplarında, tekrarlayan başarısızlıklarda en iyi laboratuvar şartlarına sahibiz ve bunun yanında bu hastalara özel tedavi alternatiflerini de sunabilmekteyiz. Rahim içerisinde; tekrarlayan başarısızlığı olanlara uygulanan çeşitli aşılar ya da rahim içine olan uygulamalar da merkezimizde yapılıyor. Bunun dışında ileri yaş anne adaylarında ya da tekrarlayan başarısızlığı ya da bilinen genetik rahatsızlığı olanlarda, embriyolarda yapılan genetik tarama ve genetik ayıklanma işlemleri yine merkezimizde yapılabiliyor. Ayrıca erkek eşte hiç sperm yoksa mikroskopik olarak testis dokusundan sperm bulma ya da spermi zayıf olanlarda, şekil bozukluğu olanlarda en normal ve en sağlıklı spermi seçme yöntemi olan mikroçip uygulamaları da yine uygulanan yöntemler arasında geliyor.”